Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2449 E. 2010/10274 K. 08.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2449
KARAR NO : 2010/10274
KARAR TARİHİ : 08.07.2010

MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, şirketin iştigal konusu işlerle ilgili 3.10.2005 tarihinde doğumevi hastanesinin açtığı ihaleye katıldığını, bundan dörtbuçuk ay sonrada Toyota Sa hastanesinin ihalesine katıldığını, 15.9.2006 tarihinde yapılan denetleme sonucu her iki ihale de malzeme ve hizmet fiyat farkları bulunduğunun tesbit edildiğini, fazladan ödenen bedelin istirdadının istenilmesi üzerine … 2.İdare Mahkemesinin 2006/347 esasında kayıtlı davayı açarak yapılan işlemin iptalini dava ettiğini, ancak davanın reddedilip Danıştay 13.hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğini, iki ihale arasında zaman farkı olup ihalenin yasal prosedüre uygun yapıldığını belirterek haksız olarak tahsil edilen 14.148.00TL.nin tahsil tarihinden reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Kadın Doğum Hastanesi ile Toyota Sa acil yardım hastanesine aynı tıbbi cihazların farklı fiyatlardan verildiğini, davacıya 14.180.00TL. Fazla ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının idari yargıda açtığı davada davanın reddine dair idare mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın Danıştay 13.Hukuk Dairesince onandığı bu kararın davacıya 18.3.2008 tarihinde davalıya 10.3.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2008/21-14-205 sayılı ve 27.2.2008 tarihli kararın da vurgulandığı üzere idari yargıdaki kararın kesinleşmesinden sonra 10 günlük sürede açılmayarak hak düşürücü sürede açılmadığından davanın reddine ilişkin verdiği karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından, … Doğumevi Hastanesi için 3.10.2005 tarihinde yapılan Toyotasa Hastanesi için 22.2.2006 tarihinde yapılan ihalelere davacının katılıp iki ihaleninde davacı üzerinde
kaldığı, davalı idare denetim elemanlarınca yapılan incelemede aynı tıbbi malzemeler için davacının farklı fiyatlar vererek kendine fazla ödeme yapıldığının belirlenmesi üzerine, fazladan ödenen 14.148.00TL.nin istirdadı için davacıdan talepte bulunulduğu, bunun üzerine davacının … 2.İdare Mahkemesinde 2006/347 esasında kayıtlı dava ile idarenin fazla ödemin iadesi konusunda alınan karar ve işlemin iptali için 26.10.2006 tarihinde dava açtığı, yapılan yargılama sonucu 22.12.2006 tarihinde; “dava konusu işlemin, davalı idarece yersiz olarak ödendiği düşünülen miktar için adli yargı yoluna başvurmadan önce söz konusu meblağın resmen ödenmesi için yapılan bir çağrı niteliğinde olduğu, tek başına davacı için etkili sonuçlar doğurma kabiliyeti bulunmadığı, idarece ancak genel hükümlere göre alacak davası v.s.gibi yollarla bu alacağın tahsil edilebileceği düşünüldüğünde dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olmadığı, bu nedenle davanın esasının incelenmesine gerek olmaksızın davanın reddine dair verdiği kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Danıştay 13.Hukuk Dairesinin 2007/1763 – 2008/114 sayılı ve 4.1.2008 tarihli kararla hükmün onandığı, bu kararın davacıya 18.3.2008 tarihinde tebliğ edildiği davacının bu aşamadan sonra idarece istenen 14.148.00TL.nin hakedişlerinden kesilerek kendisinden tahsil edildiğini belirterek 26.5.2008 tarihinde eldeki davayı açtığı dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkemeninde kabulündedir.
Davacı, idari işlemin iptali için açtığı davanın usulden reddi üzerine davalıya hakedişlerinden kesinti yapılmak suretiyle ödeme yaptığı için ödemenin istirdadı için adli yargıda bu davayı açmıştır. İdari yargıda ise idari işlemin iptali istemiylede dava açmıştır. Davacının adli yargıda açtığı davanın konusu ile idari yargıdaki davanın konuları farklıdır. Açılan bu dava idari yargıda açılan davanın devamı niteliğinde değildir. İdari yargıda açılan bir davanın usulden reddi üzerine görevli ve yetkili adli yargıda dava açılmasını engelleyen yasal bir düzenleme yoktur.
Mahkemece, işin esası incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, somut olayda uygulama yeri olmayan Hukuk Genel Kurulunun 27.2.2008 tarihli kararı emsal gösterilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.