Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2488 E. 2010/9815 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2488
KARAR NO : 2010/9815
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ : … 3. Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kiracı olduğu taşınmazda elektrik abonesi olduğunu, taşınmazdan ayrılırken aboneliğini kapattırmak için başvurduğunu, sayacın bozuk olması nedeniyle ek tahakkuk yapılacağı söylenerek abonelik iptal işleminin yapılmadığını, oysa daha önce düzenli sayaç okumalarında sayacın bozuk olduğunun söylenmediğini, halen evin başka birine kiralanması ihtimalinin olduğunu, bu takdirde aboneliğin devam etmesi nedeniyle başkasının kullanımından da sorumlu olabileceğini bildirerek, aboneliğinin iptali konusunda tedbir kararı verilmesini, 57,87 TL güvence bedelinin iadesini, 472 TL lik borç tahakkuku yönünden şimdilik 100 TL sinden borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, kiracı olduğu taşınmazda elektrik abonesi olduğunu, taşınmazdan ayrılırken aboneliğini kapattırmak için başvurduğunu, sayacın bozuk olması nedeniyle ek tahakkuk yapılacağı söylenerek abonelik iptal işleminin yapılmadığını, oysa daha önce düzenli sayaç okumalarında sayacın bozuk olduğunun söylenmediğini, halen evin başka birine kiralanması ihtimalinin olduğunu, bu takdirde aboneliğin devam etmesi nedeniyle başkasının kullanımından da sorumlu olabileceğini bildirerek, aboneliğinin iptali konusunda tedbir kararı verilmesini, 57,87 TL güvence bedelinin iadesini, 472 TL lik borç tahakkuku yönünden
şimdilik 100 TL sinden borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 8.12.2009 tarihli celsede “…aboneliğin iptaline dair münhasıran tedbir talebimiz mevcuttur. Ancak TSHH ye 472 TL borç yönünden müracaatımız vardır, bu aşamada davacı dışında herhangi bir kişiye yeni abonelik talebimiz ve müracaatımız söz konusu değildir.” şeklinde beyanda bulunarak beyanını imzalamıştır. Mahkemece davacı vekilinin bu beyanı davanın münhasıran tedbir talebine ilişkin olduğu,sair yönler için TSHH ye başvurulduğu, tedbir yönünden de yasal koşulları oluşmadığı ve hukuki menfaatlerinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde taleplerini ve gerekçelerini açıkça izah etmiş olup davacı vekilinin 8.12.2009 tarihli celsedeki beyanı taleplerinden feragat ile davanın tedbir talebine hasredilmesi şeklinde yorumlanması mümkün değildir. Davacının dava dilekçesindeki talep kapsamı yönünden davanın esasına girilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.