YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2500
KARAR NO : 2010/10433
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ : … 4. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile dava dışı … arasında imzalanan gayrimenkul satış sözleşmesinden doğan her türlü alacak haklarını 23.06.2007 tarihinde yapılan devir protokolü ile devraldığını, 12.07.2005 tarihinde yapılan sözleşmenin 3. maddesinde teslim tarihinin 14 ay olarak belirtilmesine göre satın alınan dairenin en geç 12.09.2006 tarihinde teslim edilmesi gerekir iken 12.06.2007 tarihinde teslim edildiğini, 9 aylık gecikme nediniyle doğan kira kaybı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davaya konu dairenin ilk alıcıya tesliminden sonra davacının devir aldığını,geç teslim nedeniyle bir zararının oluşmadığını ve davacının taraf sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında akdi ilişki olmadığı ve davacının taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dışı …’in davalı ile yapılan gayrimenkul satış sözleşmesine dayalı olarak satın aldığı taşınmazı kendisine devrettiğini,devir sözleşmesi gereğince dava dışı …’in satış sözleşmesinden doğan haklarını devraldığını, bu devir sözleşmesi nedeniyle devir öncesi döneme ilişkin dairenin geç tesliminden kaynaklanan kira bedeli zararının tahsilini istemiştir.
Davacı ile dava dışı … arasında yapılan 23.06.2008 tarihli devir protokolünde 12.07.2005 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinden doğan her türlü hakkın devredildiği belirtilmek suretiyle davacıya alacağın temlik edildiği anlaşılmaktadır.Alacağın temliki Borçlar Kanununun 162-172. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Alacağın temliki ile alacak hakkı bunu devralan 3. kişiye geçer. Böylece devralan daha önce temlik edene ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap eder ve bunun üzerinde “tasarruf etme” yetkisini kazanır. Davaya konu uyuşmazlıkta ilk malik alacak hakkını davacıya devretmiş olmakla,davacı temlik eden …’e ait hakları talep etme hakkı doğmuştur.Bu durumda davacının taraf ehliyetinin bulunduğunu kabul edilerek davanı esasına girilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde taraf ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 12.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.