Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/252 E. 2010/9279 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/252
KARAR NO : 2010/9279
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, su abonesi olan davalının kullanım bedelini ödemediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı hakkındaki … 24. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6537 sayılı icra takibinin 133,69-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak üzerinden icra takibine kadar olan gecikme cezasının işletilerek sonrasına yönelik gecikme cezası tahsilatı yapılmasına yer olmadığına, %40 icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nun 381.maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389.maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hâkime
2010/252-9279
yükletilmiş bir görevdir.
Somut olayda; dava konusu … 24. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6537 esas sayılı icra dosyasında yapılan takibin, asıl alacak yanında, gecikme cezası, …, ceza KDV’si ve ceza …’nin tahsili istemini de kapsamasına rağmen, mahkemece, hüküm fıkrasında; “Davanın kısmen kabulü ile davalı hakkındaki … 24. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6537 sayılı icra takibinin 133,69-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak üzerinden icra takibine kadar olan gecikme cezasının işletilerek sonrasına yönelik gecikme cezası tahsilatı yapılmasına yer olmadığına…” denilerek, asıl alacak, …, KDV ve gecikme cezası kalemleri birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuştur. Anılan yasa maddelerine uygun düşmeyecek şekilde, infazda tereddüt yaratan mahiyette hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.