Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2554 E. 2010/11263 K. 14.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2554
KARAR NO : 2010/11263
KARAR TARİHİ : 14.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen redddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1992 yılında davalıların murisleri dayısı … ve yine dava dışı dayısı … ile adi ortaklık şeklinde işletmek amacıyla bir otobüs satın aldıklarını, dava dışı …’nın 1996 yılında ortaklıktan ayrıldığını, kendisinin davalıların murisleriyle ortaklığını sürdürdüğünü, 1997 ve 1999 yıllarında ortak otobüslerini yenilediklerini, kendisinin memur olması nedeniyle otobüsün resmi işlemlerinin davalıların murisleri adına yürütüldüğünü, murisin ölümünden sonra davalıların kendisini mal sahibi etmediklerini ileri sürerek otobüsün 1/2 hissesinin kendisine ait olduğunun tespiti ile adına tesciline, olmazsa 40.000.000.000 TL.nın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare Dairemizin 15.6.2004 gün ve 2004/586 E. ve 9248 K.sayılı bozma ilamından sonra birleşen davası ile de; ortaklığa konu otobüsün 2.3.1999 tarihinde satın alındığını, otobüsün elde edilen geliri ile bir yıla yakın borçlarının ödendiğini, davalıların murisinin ölümüne değin kalan 2 yıllık sürede de kar payı dağıtımı yapılmadığını, 23 aydan toplam 46.000 YTL alacağının muriste kaldığını, şimdilik bu payın 20.000 YTL’sinin davalılardan tahsilini istemiş, yine otobüsün davalılarca işletilmesinden ötürü getireceği gelirden yoksun kaldığını, bu gelirin mahkemece hükmedilen yasal faizin çok üzerinde olacağını, bu nedenle B.K.’nun 105.maddesi uyarınca şimdilik 30.000 YTL munzam zararının davalılardan tahsilini istemiştir. Davacı, 28.11.2005 günlü dilekçesi ile de; asıl davadaki talebini 47,764 YTL olarak ıslah ettiğini, kar payı olarak talep ettiği bedelin hukuki nitelemesini sebepsiz zenginleşme olarak değiştirdiğini, munzam zarara ilişkin talebini de 22.235 YTL’ye düşürdüğünü bildirmiştir.
2010/2554-11263
Davalılar, murisleri ile davacı arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 15.6.2004 günlü bozma ilamı uyarınca yeniden kurulan hüküm ile; asıl davanın kısmen kabulü ile 40.000 TL tasfiye payının temerrüt tarihi olan 26.02.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davada sebepsiz zenginleşmeye dayandırılan talebin 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddine, munzam zarara ilişkin talebin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı birleşen davasında 20.000 YTL kar payı alacağı talep etmiştir. Her ne kadar 28.11.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile bu alacağın nitelemesini sebepsiz zenginleşme olarak ıslah ettiğini bildirmiş ise de, aslında adi ortaklık ilişkisine dayalı olarak talepte bulunmuştur. Bir davada ileri sürülen olguları kanıtlamak taraflara, bu olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak uygulamakta doğrudan hakimin görevidir.(HUMK. 76.madde) Mahkemece, sebepsiz zenginleşme hükümleri gözetilerek davacının bu talebi 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddedilmiş ise de, adi ortaklığa ilişkin uyuşmazlıklarda BK’nun 126.maddesi gereğince zamanaşımı süresi 5 yıldır. Mahkemece, bu husus değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair, davalıların bütün temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 1.971.00 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, 14.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.