Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2608 E. 2011/12079 K. 12.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2608
KARAR NO : 2011/12079
KARAR TARİHİ : 12.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … Turizm ve Tic. Ltd. Şti. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 1998 yılında bir ulusal TV kanalında yapılan reklamlar üzerine Gazipaşa Belediyesinin öncülüğü ve güvencesi ile yapıldığını öğrendiği devre mülklerden almak için Gazipaşa’ya giderek belediye yetkilileri ile görüştüğünü, yetkililerin bilgi verip işin teminatı olduklarını söylemeleri üzerine 20.08.1998 tarihinde devre mülk sözleşmesi imzalayarak satış bedeli olan 400 TL ödediğini,30 ay içinde tesliminin taahhüt edildiğini,ancak belediye ile belediye şirketi olan …. Tur. Ltd.Şti arasındaki ihtilaf nedeniyle açılan dava sonunda devre mülklerin yıkımına karar verildiğini, artık teslimin imkansız olduğunu, belediyenin tanıtım yapıp teslimini … ederek, satıcı şirket ile ortaklık kurduğunu ayrıca temsilci tayin belgesi vererek şirket yetkilisini belediye adına sözleşme yapmaya yetkili kıldığını ve kendisinde haklı güven oluşturan davalının sözleşme konusu devre mülkün teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu belirterek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,8 yıllık kullanım bedelinden şimdilik 11.000 TL, 400 TL. ödediği bedel ile 400 TL cezai şart ve 7.500 TL devre mülkün değeri olmak üzere toplam 19.300 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket, şirketin kurulmasına belediyenin öncülük yaptığını,encümen karıyla belediye personelinin şirkette görevlendirildiğini,belediye binasında oda tahsis 2010/2608-2011/12079
Edilerek binlerce kişiye devremülk satışı yapıldığını,daha sonra belediyece ruhsatın iptal edildiğini,belediyenin bu müdahaleleri nedeniyle tamamlanamadığını kendilerinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını,dönemin belediye başkanının tek taraflı işlemleri nedeniyle belediyenin sorumluluk altına sokulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … yönünden,belediye başkanının usulsüz işlemlerinden belediyenin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine,davalı şirket yönünden ise,davacı ile şirket arasındaki satışa konu taşınmazın tapulu bir taşınmaz olması ve satışın resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu,,ödenen bedelin denkleştirici adalet kuralına göre yapılan hesaplama doğrultusunda davalı şirketten tahsiline ilişkin davanın kısmen kabulüne ,cezai şart ve kira ve kullanım geliri talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacı ile davalılardan Gazipaşa Turizm İnşaat Ticaret Limited Şirketi arasında devre mülk satışına ilişkin olarak haricen düzenlenmiş bulunan 20.08.1998 tarihli sözleşmeye dayanılarak, sözleşmenin ifa imkanı kalmadığı gerekçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Gazipaşa İlçesi Belediye meclisinin 18.5.2005 tarih ve 24 sayılı kararı ile Belediyenin bir turizm şirketi kurması veya kurulmuş bir turizm şirketine ortak olması hakkında karar verildiği, daha sonra …’in %80 pay sahibi, Belediyenin de %20 pay sahibi olduğu davalı “Gazipaşa Turizm ve Ticaret Limited Şirketinin” kurulup, kuruluşunun 7.11.1995 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, Belediyeyi temsilen o tarihlerdeki Belediye başkanı olan … Güzel ile Gazipaşa Turizm ve Ticaret Limited Şirketi adına Mesut Aytekin arasında 25.10.1995 tarihli ve 13.4.1996 tarihli protokollerin düzenlendiği, bu protokoller ile davalı şirketin, “Kombi Tatil Kenti” adı altında yapılacak devremülk ve otel inşaatı sosyal tesislerini yapmayı ve işletilmesini üstlendiği, Belediyeye karşıda bir takım taahhütlerde bulunduğu, ilk düzenlenen protokolün 5/1. maddesinde; “şirket ortaklarının Belediye Başkanlığının olurunu almadan şirketi hiçbir şekilde borçlandıramazlar, yapsalar da geçersizdir. Bu konuları her iki tarafta peşinen 2010/2608-2011/12079
Kabullenmişlerdir.” kararlaştırmasının bulunduğu, 13.2.1996 tarihinde tesislerin yapılacağı taşınmazın Belediye tarafından, davalı şirkete tapusunun devredilip, 15.11.1996 tarihinde Belediye başkanı … Güzel imzası ile inşaat yapı ruhsatı verildiği, 6.3.1996 tarihli adiyen düzenlenen belge ile şirket temsilcisi Mesut Aytekin’in belediyeyi temsil etmek üzere yetkili olduğu belediye başkanı … Güzel imzası ile belirtilmiş, yine … Noterliği’nde düzenlenen 27.10.1995 tarihli vekaletname ile Belediye Başkanı … Güzel’in Belediye adına şirket temsilcisi Mesut Aytekin’i vekil tayin ettiği, 9.10.1997 tarih ve 688 tarihi yazı ile Belediyece davalı şirkete yapı ruhsatının iptal edildiğinin bildirildiği, davalı … Başkanı … Güzel imzası ile 1995, 1996 ve 1997 yıllarında muhtelif kişilere yazılan cevabi yazılar ve basın bildirileri ile, projenin Belediye güvencesi ile yapıldığının bildirildiği gibi, aynı konuyu, yani projenin Belediyenin iştirak ve güvencesi ile yürütüldüğü hususunu şirket temsilcisi ve şirket de yazışma ve ilanlarında belirtmiş, davacı ve davalı şirket arasında 20.08.1998 tarihli adiyen düzenlenen sözleşme ile davacı devre mülk satın almıştır. Belediyenin şirket aleyhine açtığı tapu iptal tescil ve müdahalenin meni davası sonucu, Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.2002 tarihli 2000/312 Esas 2008/309 karar sayılı 7.7.2004 tarihinde Yargıtayca onanarak kesinleşen ilamında, davalı şirkete taşınmaz satışına ilişkin ihalenin belediye meclisinin 11.11.1999 tarih ve 1 nolu kararı ile fesih edildiği, satışın ve ihalenin iptaline ilişkin idare mahkemesindeki davaya davalı şirketin de müdahil olarak katıldığı, idare mahkemesince ihale fesih edildiğinden fesih hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilip, kararın taraflara ve müdahil şirkete tebliğ edildiği, temyiz edilmediğinden kesinleştiği, yapılan taşınmaz satışının dayanağının kalmadığı gerekçesi ile davalı şirket adına olan tapunun iptaline, şirketin müdahalesinin meni ile yapılanların kal’ine karar verildiği, yine dosyaya ibraz edilen … Ağır Ceza Mahkemesinin 98/87 Esas, 2000/37 Karar sayılı 16.2.2000 gün ve 25.10.2000 tarihinde kesinleşen ilamından Belediye Başkanı … Güzel ve dört belediye görevlisinin, alıcı olan ve kötü niyetli olduğu belirtilen şirketin davranışları sonucu görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesi ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakta olup, bu hususlar tüm dosya kapsamı ile sabit ve tartışmasızdır.
Satış Sözleşmesinin imzalanmasından önceki reklam ve tanıtım aşamalarında dağıtılan broşürlerde, satıcı Gazipaşa İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi ile birlikte Gazipaşa Belediyesinin de ‘devre mülklerin proje, yapım, işletme, bakım ve çevre düzenini üstlendiğinin’ belirtildiği, 2010/2608-2011/12079
Belediyenin güvencesi altında devre mülk satışları yapmak üzere Belediye Başkanlığı adına temsilci sıfatıyla Şirket ortağı ve yetkilisi Mesut Aytekin’e Belediyece yetki verildiği, Şirket muhasebecisi ve denetmeni olarak bizzat Belediye görevlisinin yetkilendirildiği ve devre mülk inşası amacına yönelik olarak Belediyenin tapu payının davalı Şirkete temlik edildiği; dolayısıyla davalı …’nın bu işlem ve davranışlarıyla alıcılar üzerinde satıma konu devre mülklerin teslimi konusunda bir intiba oluşturup, satıcı Şirkete beslenen güveni pekiştirdiği, diğer bir ifadeyle devre mülkler için güvence verdiği ve satın alma kararının verilmesinde etkili olduğu, toplanan delillerden açıkça anlaşılmaktadır.
Diğer yönüyle, yukarıda açıklanan olguların 1995 yılında alınan Bakanlar Kurulu Kararından sonra uzun bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği ve yapılan işlemlerin bu süreçte davalı Belediyece benimsendiği de belirgindir.
Şu haliyle, alıcılarda haklı güven oluşturan ve zararın doğmasına sebebiyet veren davalı … da, diğer davalı Şirket ile birlikte, davacının zararından sorumludur.
Öte yandan; Türk Medeni Kanunu’nun 50. maddesine göre, tüzel kişilerin iradesi organları aracılığıyla açıklanır. Organların irade beyanı, bizzat tüzel kişinin irade beyanıdır. Sözü edilen maddeye göre organlar, yalnız hukuki işlemleri ile değil, diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar. Anılan 50. maddenin son fıkrasında ise, organların kusurlarından dolayı ayrıca kişisel sorumluluklarının bulunduğu hükme bağlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanununun 3. maddesinin (b) fıkrasında ise, belediye başkanı da belediyenin organları arasında sayılmıştır.Bu açık hükümler karşısında; işlemlerin yapıldığı zamanın Belediye Başkanı … Güzel’in eylem ve işlemlerinin, davalı …’nı bağladığı gibi … Güzel’in söz konusu eylem ve işlemleri nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçundan ceza mahkemesince mahkum edilmiş olmasının, Belediyenin zarardan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı kuşkusuzdur.
Tüm bunların yanında, Belediye adına kayıtlı taşınmaz üzerinde devre mülk, otel, sosyal tesisler yapılması ve işletilmesi hususlarında mutabakatı içeren 25.10.1995 ve 13.02.1996 tarihli Protokollerde, anılan Protokollerin tarafı olan davalı … ile davalı … İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup; davacıya karşı ileri sürülmesi olanaksızdır.
Sonuç itibariyle; davalı … 2010/2608-2011/12079
Başkanlığı’nın, kendi adına kayıtlı bulunan arsaya, ortağı olduğu diğer davalı … İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapımı kararlaştırılan dava konusu devre mülk için davacı alıcıya haklı bir güven verdiği ve oluşan bu güven nedeniyle, devre mülkün teslim edilmemesinden kaynaklanan davacı zararından, davalı Belediyede sorumludur. Hal böyle olunca; mahkemece davacının zararından her iki davalının sorumluluğu bulunduğunun kabulü gerekir iken yazılı şekilde sadece davalı şirketin sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. (Bkz.HGK’nun 2.2.2011 gün 2010/13-516 esas 2011/6 karar sayılı ilamı)
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 56,30 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 204,58 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 13.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.