YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3156
KARAR NO : 2010/16016
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar asıl ve birleşen davalarında, davalının yaptığı ihaleler sonucu düzenledikleri sözleşmeler ile 7.6.2001 tarihinden itibaren davalı kurumun temizlik işlerini aldıklarını, davalı tarafından ödenmesi gereken prime esas kazanç taban miktarlarındaki artışlara ilişkin fark prim miktarı ile 4447 sayılı kanun ile getirilen işsizlik sigortası prim farklarının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl davada 5.100TL, birleşen davalarda ayrı ayrı 6.000TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, sözleşmenin eki olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 59. maddesi uyarınca gerekli uyuşmazlık prosedürünün işletilmediğini, … Bakanlığının 10.12.1998 tarihli Temizlik İhalelerinde Uygulanacak Esaslara Dair Tebliğin 4.1 maddesi gereğince de prim farklarının ödenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
2010/3156-16016
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, davalının yaptığı ihaleler sonucu düzenledikleri sözleşmeler ile 7.6.2001 tarihinden itibaren davalı kurumun temizlik işlerini aldıklarını, davalı tarafından ödenmesi gereken prime esas kazanç taban miktarlarındaki artışlara ilişkin fark prim miktarı ile 4447 sayılı kanun ile getirilen işsizlik sigortası prim farklarının ödenmediğini ileri sürerek oluşan prim farkları alacağının tahsili istemiyle eldeki davayı açmışlardır. Davalı, sözleşmenin eki olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 59. maddesi uyarınca gerekli uyuşmazlık prosedürünün işletilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında ihale sonrası imzalanan sözleşmelerin eki mahiyetinde olan Tip İdari Şartnamenin 59. maddesinde “İşin yürütülmesi sırasında ve kesin hesapların çıkarılmasında kontrol teşkilatı ile yüklenici arasında çıkabilecek anlaşmazlıklar, sözleşme ve eklerindeki hükümler dikkate alınmak suretiyle aşağıda yazılı olduğu şekilde idare tarafından çözüme bağlanacaktır. Yüklenici, anlaşmazlığa neden olan konuda,bu durumun ortaya çıktığı günden başlamak üzere on gün içinde itiraz ve şikayetlerini maddi ve hukuki gerekçeleriyle birlikte açıklayan bir dilekçe ile idareye başvuracaktır. İdare, bu dilekçeyi aldığı tarihten itibaren en çok iki ay içinde konuyu inceleyip bu husustaki kararını yükleniciye bildirecektir.” Hükmü düzenlenmiştir. Davacılar bu hükümde düzenlenen uyuşmazlık prosedürüne uyduklarını iddia ve ispat edememiş, tahakkuk eden hakediş bedellerini ihtirazı kayıt ileri sürmeden tahsl etmişler ve aradan uzunca bir süre geçtikten sonra eldeki davayı açmışlardır. Öyle olunca mahkemece açıklanan husus dikkate alınarak davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile taraflar arasında kararlaştırılan uyuşmazlık prosedürüne uyulmadan yazılı şekilde asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 34.30 TL. temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 2.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.