Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3200 E. 2010/10553 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3200
KARAR NO : 2010/10553
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

MAHKEMESİ : … Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 25.04.2009 tarihinde davalıdan 2900,00 Tl bedelle oturma grubu satın aldığını, 13.05.2009 tarihinde ürünün tarafına teslim edildiğini, ikili koltuğun sol tarafında oturma kısmı ile bazası arasında 30 cm lik açığı fark ettiğini, derhal yetkili servisi aradığını, 30.05.2009 tarihinde servisin geldiğini, açıklığın onlar tarafından da tespit edildiğini, sorunu gideremedikleri gibi koltuk takımının gerek kumaş gerek dikişlerinde de hatalarının olduğunu tarafına teşhir edilen üründen tamamen farklı bir ürünün teslim edildiğini, koltuk takımının bu hali ile ayıplı olduğunu ileri sürerek bedelinin iadesini istemiştir.
Davalı, davaya katılmadığı gibi herhangi bir cevap da vermemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu gereğince, satın alınan koltuk takımlarında esaslı ayıpların bulunmadığı, ayıpların davalıya, davacı tarafından yasal süre içinde bildirildiği, koltuklardan birindeki 3 cm boşluk ve koltuk kırlentlerindeki ve yastıklarındaki ayıpların basit ve çok az masrafla giderilebilecek açık ayıplar olduğunu, kullanıcı hatası olmadığı, tamir nedeni ile koltuklarda meydana gelecek değer kaybının 200 TL olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinin reddine, davanın bedel indirimine yönelik olarak kabulü ile 200,00 TL bedel indirimine ilişkin alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 25.04.2009 tarihinde davalıdan satın aldığı
koltuk takımının, sol tarafında oturma kısmı ile bazası arasında 30 cm lik açıklığı ve yastıkların kumaşında saptanan ayıpları tespit ederek, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi süresinde davalı tarafa bildirmiştir .. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da bu ayıplar tespit edilmiş ve halen giderilmediği , basit bir tamiratla giderilebileceği ancak 200,00 TL değer kaybı olacağı belirtilmiş olup, mahkemece de Koltuktaki söz konusu ayıbın tamir suretiyle giderilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın bedel indirimine yönelik olarak kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanunun 4. maddesi, hükmü uyarınca tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Tüketici, yasanın kendisine tanıdığı dört seçenekten birini tercih etmek hakkına sahiptir. Satıcı, Tüketiciyi bu haklardan herhangi birini kullanmaya zorlayamaz. dava konusu olayda davacı tercih hakkını sözleşmeden dönerek bedel iadesi yönünde kullanmış olup, satın alınan koltuklardaki ayıpların davacının kullanımından kaynaklanmayıp fabrika çıkışlı imalat hatası olduğu anlaşıldığına göre mahkemece davacının talebi doğrultusunda, davanın bedel iadesi yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 14.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.