Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/346 E. 2010/8318 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/346
KARAR NO : 2010/8318
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisi aleyhine icra takibi başlatarak davalıya ait taşınmazın vekaleten satışı nedeniyle ödenmediğini iddia ettiği satış bedelinin tahsilini istediğini, kendisinin satıcı olmayıp komisyoncu sıfatıyla hareket ettiğini, alım-satımda taraf olmadığını,takibin dayanağının olmadığını ileri sürerek, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davacının kendisine ait taşınmazı vekaletnameye istinaden 80.000YTL bedelle satıp satış bedelini ödemediğini, bu nedenle icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya ait taşınmazı vekaleten 80.000YTL bedelle sattığı, satım bedelini davalıya ödemediği gerekçesiyle davanın reddine,asıl alacak miktarının %40’ı oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya ait taşınmazın vekaleten satışı nedeniyle ödenmeyen satış bedelinin tahsili için davalının başlattığı icra takibinden dolayı kendisinin satımda taraf olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmış, davalı, davacının kendisine ait taşınmazı vekalete istinaden 80.000YTL bedelle üçüncü şahsa satıp satış bedelini ödemediği için icra takibi başlattığını
savunmuştur. Mahkemece,davacının davalıya ait taşınmazı vekaleten 80.000YTL bedelle satıp bedelini vekil eden davalıya ödemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının davalının verdiği vekaletnameye istinaden davalıya ait taşınmazı 3.8.2006 tarihinde tapuda 12.500YTL bedelle dava dışı Nazmiye Yarıcı’ya sattığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu husus taraflar arasında da çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekilin özen ve sadakatle … görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı noktasındadır.Vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1) Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler evleviyetle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır.Somut olayda davacı vekil, satış bedelini davalı müvekkiline ödediğini ispatlayamamıştır. Öte yandan davalı da taşınmazın 80.000YTL bedelle satıldığını ispatlayamamıştır. Tapuda yapılan resmi satışta taşınmazın 12.500YTL bedelle satıldığı belirtilmiş ise de, tapuda yapılan resmi satışlarda satış bedelinin düşük gösterildiği ülkemizde bilinen bir gerçektir.Öyle olunca mahkemece, taşınmazın satış tarihindeki gerçek bedeli keşfen bilirkişi vasıtasıyla belirlenerek oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan Nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.