Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3498 E. 2010/11266 K. 14.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3498
KARAR NO : 2010/11266
KARAR TARİHİ : 14.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı Selman tarafından tur paketi satın alındığını ve 2836 euro ödeme yapıldığını, ancak tura katılamaması nedeniyle Fatsa Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kurulu’na başvurarak tur bedelinin iadesini talep ettiğini, davalının gerekçe olarak şirketin kendisini havaalanında beklemediğini, metro travel kontuarı olarak havaalanında bir yerin bulunmadığı, havaalanında kimseye ulaşamadığını ve bu durumdan kendilerini sorumlu tuttuğunu, ancak davalının rehberi 07.55 de hareket saatinden 5 dakika önce aradığını, davalıya sabah 06 da hazır olunması, 08 de uçağın kalkış saatinin bildirildiğini, davalının 30 dk. önceden gelmediği için uçağın check-in standının da kapatıldığını, tüm sorumluluğun tüketici-davalıda olduğunu belirtmekle Fatsa Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nce verilen 26.2.2008 tarih ve 35 karar sayılı kararın iptalini istemiş, bu kararın oluşmasında hakem heyetinin de yanlı davrandığını belirterek davayı ona karşı da yöneltmiştir.
Davalı Selman, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 26.2.2008 tarihli hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş, herhangi bir eda talebinde bulunmamıştır. Yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin tüketiciyi bilgilendirme ve sözleşmeye uygun hareket
2010/3498-11266
ettiği yönünde üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu sebeple tüketicinin taahhüt edilen tura katılamamasında kusurun şirkette olduğu, Tüketici hakem heyeti kararının bu yönüyle ve gerekçesi yönünden usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de;
4822 sayılı kanunla değişik 4077 sayılı kanunun 22.maddesinin 5.bendi hükmü uyarınca 2008 yılında değeri 827,05 YTL üzerinde uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin verecekleri kararlar tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir. Tarafları bağlayıcı nitelikte olmayıp, kesin karar niteliğinde değildir. Bu aşamada infaz kabiliyeti bulunmayan tüketici hakem heyeti kararının iptali davası açmakta davacının hukuki yararı olmadığı gibi Tüketici Hakem Heyetinin de bu davalarda taraf olma sıfatı ve ehliyeti bulunmamaktadır.
Bu bakımdan davalı Selman hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan, Fatsa Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne ilişkin davanın da husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken az yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın gerekçesi yukarıda açıklanan şekilde değiştirilmek suretiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün onanmasına karar verilmesi HUMK.nun 438 maddesinin son fıkrası hüküm gereğidir.
SONUÇ: Kararın gerekçesinin yukarıda açıklanan şekilde değiştirilerek sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan 17.15 Tl temyiz harcının iadesine, 14.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.