YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3602
KARAR NO : 2010/10445
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ : … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten sıfır km araç satın aldığını, borcunu davalıya ödediğini, bu alışveriş esnasında mülkiyeti kendisine ait … plakalı aracını satmak üzere davalı şirket ile anlaşarak şirkette çalışan kişilere vekalet verdiğini, alınan bu vekaletname uyarınca aracı davalı …’e sattıklarını, aracın değerinin 13.500 TL olduğunu, ancak bedelinin kendisine ödenmediğini, davalı şirketin, yanında çalışan kişilerden adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri gereğince sorumlu olduğunu bu nedenlerle; aracın kendisine teslimini, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın değeri üzerinden şimdilik 10.000 TL’nin davalılardan faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının fatura borcundan dolayı davacı hakkında icra takibi yaptığını,icra takibi kapsamında davacının adına olan araca haciz konduğunu, bunun üzerine davacının kendileri ile irtibata geçerek icra dosyası kapsamında borcunu ödemek üzere aracın satışını yapılması için şirket görevlilerine vekalet verdiğini,bu vekalete dayalı olarak satış yapılarak satış bedelinin 6.000 TL icra dosyasına mahsup ettiklerini, kalan 4.000 TL davacının talimatı ile eşi …’a teslim ettiklerini,haczi kaldırdıklarını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davaya konu aracın satış bedelinin bir kısmının davacının borcuna mahsup edildiği,kalan 4.000 TL’nin ’a ödendiği ve davacının alacağının
kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalılar arasındaki ilişki mahiyeti itibariyle vekalet ilişkisidir. Yasal dayanağı BK’nın 392. maddesidir. Bu madde hükmüne göre vekil, müvekkilinin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeye ve her ne surette olursa olsun vekil olarak müvekkili adına almış olduğu her şeyi müvekkiline ödemeye mecburdur. Öyle olunca, davalı vekil olarak davacıya karşı hesap vermek zorunda olup, vekil olarak davalının dava dışı …’a yapmış olduğu ödeme de davacının talimatıyla yapıldığı kanıtlanamadığından davalıları sorumluluktan kurtaramaz. Mahkemece, bu yön gözardı edilerek, yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.