YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/361
KARAR NO : 2010/6628
KARAR TARİHİ : 11.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’e vekaleten … ile 14.10.2003 tarihli noterden düzenlenen “protokol” başlıklı borç senedi düzenlenerek davalıya 36.300 TL borç para verdiğini, yine aynı protokol gereğince davalıya ait iki adet dairenin tapusunun borcun teminatı olarak adına devredildiğini, bilahare ek protokoller kapsamında borcun vadesinin uzatıldığını, nihayetinde borcun 51.000 TL’ye baliğ olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ihtar ile istendiğini, bunun üzerine teminat kapsamında devredilen taşınmazın İskenderun 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/177 d…. sayılı dosyasında değerinin tespitini yaptırarak, belirlenen bedelin 1.000 TL üzerinde taşınmazları 40.000 TL bedelle 3.bir kişiye sattığını, buna rağmen taşınmazların satışından elde edilen gelirin borcu karşılamaya yeterli olmadığını, kalan miktar için davalı aleyhine icra takibi yaptığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, dosyada bulunan ve taraflarca aktedilen 14.10.2003 tarihli protokol kapsamında davalıya 36.300 TL borç para vermiş, borca karşılık teminat olarak davalıya ait iki adet dairenin tapusunu devralmıştır. Bilahare, farklı tarihlerde aynı protokol üzerinde taraflar, anlaşma ile borcun miktarını artırarak vadesini uzatmışlar, nihayetinde borcun 51.000 TL olup, vadesinin ise 28.7.2004 olduğu anlaşılmıştır. Davacı, teminaten kendisine devredilen
2010/361-6628
taşınmazları 40.000 TL bedelle 3.bir kişiye satıp devrettiğini, ancak borcu karşılamadığını, yaptığı icra takibine de itiraz edildiğini belirterek eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında yapılan protokol ile taşınmazların, davalıya borç olarak verilen paranın teminatı olarak davacıya devredildiği anlaşılmaktadır. Öyle olunca davacı, taşınmazların dava dışı 3.kişiye devir tarihi itibariyle rayiç bedelinden borcu karşılamayan miktar var ise, ancak bu bedeli isteyebilir. O halde mahkemece yapılacak …, taşınmazların 3.kişiye devir tarihi itibariyle rayiç bedellerinin tespit ettirilerek, davacı alacağından düşük miktarda çıkması üzerine aradaki fark bedele hükmetmek olmalıdır. Aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte belirtilen nedenle davalının temyiz itirazların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflar iadesine, 11.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.