Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3623 E. 2010/12122 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3623
KARAR NO : 2010/12122
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nediniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı aleyhine İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/269 esas, 2007/354 karar sayılı dosyasında, geçersiz arsa satışı nedeniyle … olduğu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi için 1.500 YTL manevi tazminat, 12.045,53 YTL’ lik asıl alacak için dava açtığını, maddi tazminat talebinin kabul edilerek fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulduğunu, kararın kesinleştiğini, dosyadaki bilirkişi raporu ile alacağının 2O.779,99 YTL olarak hesaplandığını, bakiye saklı tutulan alacağı için davalı aleyhine İzmir 15. İcra Müdürlüğü’ nün 2009 /1223 sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmaz satımından kaynaklanmaktadır. Davacı, davalıdan 1990 yılında taşınmaz satın aldığını, üzerine ev vs. yaparak kullandığını, ne var ki 2002 yılında arsanın gerçek kayıt malikleri tarafından İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine ecri-misil ve meni müdahale talebiyle dava açıldığını, davacı tarafından da karşı dava ile tapu iptal-tescil isteminde bulunulduğu, dava
2010/3623-12122
dışı tapu maliklerine bir miktar para vererek karşılığında arsanın tapusunu aldığı, bu davanın 6.4.2006 tarihinde kesinleştiği, İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2006/269 esas sayılı dosyasında da davalı aleyhine açmış olduğu geçersiz satışa dayalı alacak davası sonucunda da saklı tuttuğu ve bilirkişi tarafından belirlenen alacağının tahsiline yönelik yapmış olduğu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacının kendisine satılan yerin tapusunun başkalarına ait olduğunun ve davalının mülkiyet hakkının bulunmadığını anladığı tarihin İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın kesinleşme tarihi olan 6.4.2006 tarihi olduğu ve icra takibinin 9.3.2009 tarihi olup fazla hakları saklı tutmanın zamanaşımını kesmeyeceği ve 7.4.2007 tarihinde sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yapılan satış geçersiz olduğuna göre herkes aldığını iade ile mükelleftir. 07.06.1939 gün 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı gibi, bu gibi davalar iade borcunun kapsamından dolayı 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu nedenle uygulanması gereken zamanaşımı süresi B.K. 60 veya 66. maddelerinde gösterilen zamanaşımı süreleri olmayıp,• aynı yasanın 125. maddesinde yer alan ve sözleşmelere uygulanan zamanaşımı süresidir. İzmir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın kesinleşme tarihi. 6.4.2006 tarihinden dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dava konusu olayda gerçekleşmemiştir. Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. Başkan