YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3783
KARAR NO : 2011/8192
KARAR TARİHİ : 26.05.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … Oto Tic. vekili avukat … ve diğer davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisinin de ortağı bulunduğu dava dışı … Akaryakıt Ltd. Şti.’nin 12.3.2008 tarihinde davalı Grup Ltd. Şti’den Volvo marka bir araç satın aldığını, … şirketininde bu aracı 11.4.2008 tarihinde kendisine sattığını, aslında satış tarihine kadar anılan aracı şirket ortağı olarak kendisinin kullandığını, ve bu tarihe kadar üç kez arıza yaptığı gibi … süresi içerisinde de 12 kez arıza verdiğini, ayıbın gizli olduğunu, gönderdiğini ihtarnamesinin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması durumunda ayıp oranında bedel indirimine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak ve üçü aynı arıza olmak üzere toplam oniki kez arıza yaptığı, arızaların üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde 2010/3783 2011/8192
bulunduğu süreklilik arz ettiği, tamirin mümkün olmadığı gerekçe gösterilerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiş; hüküm, her iki davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Dosyadaki delillerden ve davacının iddialarından da açıkça anlaşılacağı gibi somut olayda davaya konu araç, davacının da ortağı bulunduğu dava dışı … Ltd. Şti. tarafından ticari amaçlarla davalıdan satın alınmış, alındığı tarihten itibaren aynı zamanda şirket ortağı olan davacı tarafından şirket işlerinde ticari amaçla kullanılmış, bir ay gibi kısa bir süre içerisinde araçta üç kez arıza meydana gelmesi üzerine de davacı, Tüketici Yasası’nın lehe olan hükümlerineden yararlanabilmek amaçıyla önce aracın devrini üzerine almış; sonrada eldeki davayı açmıştır. MK. 2. maddesi hükmüne göre herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken iyiniyet kurallarına uymakta yükümlüdür. Aracın sıfır km olarak dava dışı şirket tarafından ticari amaçla satın alındığına, bu tarihten itibaren anılan şirketin aynı zamanda ortağı bulunan davacı tarafından şirket işlerinde ticari olarak kullandığına göre mevcut arızalar sonrası davacının ortağı bulunduğu şirketten anılan aracı ikinci el olarak kendi adına satın alması davacıya nihai tüketici sıfatını kazandırmaz. Hal böyle olunca olayda 4077 Sayılı Yasanın tüketiciler için öngördüğü hükümlerin somut olayın özelliği gereği uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davaya bakmaya Genel Mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görev 2010/3783 2011/8192
yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün Bozulmasına, ikinci bentte belirtilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalı … Mimarlık Müş. İnş. Tur. Ltd. Şti’ne iadesine, 26.5 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.