Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4409 E. 2010/12568 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4409
KARAR NO : 2010/12568
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmiş ise de duruşma pulu alındığına dair bilgi ve belge olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan …. Turizm A.Ş. Ile 16.8.1995 tarihinde imzalamış olduğu devre tatil sözleşmesine göre davalı …. ile ….’nin tapuda irtifak hakkı sahibi oldukları ….. Tatil Köyünün D-66-68 nolu ünitesinde her yılın 32-33. haftasında kullanılmak ve 31.12.2025 yılına kadar geçerli olmak üzere devre tatil kullanım hakkını satın aldığını, sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini, 1999 yılı sonundan itibaren devre tatil köyü işletmesinin davalı …Ş.’ne devredildiğini, …nin 2003 yılına kadar sözleşme şartlarına uyduğunu, ancak adı geçen şirket tarafından 2004 yılında devre tatil hakkının kullanılacağı tesise alınmadığını ileri sürerek, uğramış olduğu maddi ve manevi zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 5.000,00 YTL maddi, 10.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, sözleşme gereğince sahip olduğu hakların hükmen tesbiti ile davalının yarattığı muarazanın menine karar verilmesini istemiştir
Davalı …. davanın reddini dilemiş, davalı …. Turizm A.Ş. ise, davacı ile dava dışı …. A.Ş. arasındaki devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, 1999 yılında ….. Tatil Köyünü kiraladıktan sonra devre tatil hakkı sahiplerine aynı hizmeti vermeye devam ettiklerini, 8.7.2003 tarihinde ise adı geçen yerin üst hakkını da alarak “Clup 2010/4409-12568….” adlı beş yıldızlı otel hizmetine geçtiklerini, bu sistemin devre tatil ile bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının muarazanın menine ve 2004 yılı için istediği maddi tazminat taleplerinin reddine, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı …. Turizm A.Ş tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalılardan ….. A.Ş. ile imzalamış olduğu, 31.12.2025 yılına kadar geçerli olan devre tatil sözleşmesi gereğince, ….Tatil Köyünün D-66-68 nolu ünitesinde her yılın 32-33. haftasında tatil hakkını kullanmakta iken, devre tatil köyü işletmesinin 1999 yılında diğer davalı … Turizm A.Ş.’ne devredildiğini, anılan şirketin 2003 yılına kadar sözleşme şartlarına uyduğunu, ancak 2004 yılında devre tatil hakkını kullanmak üzere tatil köyüne gittiğinde içeri alınmadığını belirterek, manevi tazminat ile, tatil hakkını kullanamadığı 2004 yılı için maddi tazminat ile muarazanın giderilmesi istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere sözleşmenin davalı …. tarafından benimsendiği, dolayısıyla davacıların bu tesisten yararlanma haklarının mevcut olduğu, davalının tesisi beş yıldızlı otel haline getirmiş olması ifanın imkansız hale gelmesine neden olamayacağından, sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince davalının edimini yerine getirmesi gerekir. Öyle oluncada Mahkemece davacıların muarazanın giderilmesine yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-Davacılar, 2004 yılı devre tatil haklarını davalıların engellemeleri nedeniyle kullanamadıklarını, başka bir yerde tatil yapmak zorunda kalmaları nedeniyle yaptığı harcamalar için maddi tazminat talebi ise; davacıların bu konudaki delilleri toplanarak, 2004 yılı için maddi tazminat miktarı açısından aynı özelliklerde yapılacak bir tatilin bedelinin bilirkişiye hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
4-Davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak, davacının tatil için geldiği halde işletmeye alınmadığı kusuru
2010/4409-12568
kanıtlandığı taktirde davacının manevi tazminat isteyebileceğinin kabulü gerekir. Ne var ki, mahkemece bu hususta taraf delilleri toplanmadan davacının soyut beyanına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Davacı dava dilekçesinde tanık deliline de dayandığına göre, mahkemece, davacıdan tanık listesinin ibrazı için süre verilmesi ve yine taraflardan bu husustaki delilleri sorularak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1-nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2,3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın, temyiz eden taraflar yararına bozulmasına 4.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.