YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4795
KARAR NO : 2010/11794
KARAR TARİHİ : 21.09.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalı Belediyeye ait olan … ilçesi (3) parsel sayılı taşınmazı, açılan ihaleye katılarak 554.000 YTL + %18 KDV olmak üzere toplam 654.300 YTL bedelle 13.8.2002 tarihinde satın alıp, 24.10.2002 tarihinde de tapuda adına tescil edildiğini, ihale şartnamesinin “özel şartlar” başlıklı 17. maddesinde, taşınmazın imar planında “kentsel servis alanı” olarak ayrıldığı, plan notlarında da, akaryakıt ve LPG istasyonlarının kentsel servis alanının muhteviyatı içinde olduğunun açıkça belirtildiğini, taşınmazı akaryakıt istasyonu olarak kullanmak ve işletmek üzere gerekli işlemler için davalıya başvurduğunda talebinin uygun görüldüğünü, ne var ki Büyükşehir Belediyesi tarafından plan tadilatına onay verilmediğini, davalı Belediyenin satışa konu taşınmazın, daha önce alınan “kentsel servis alanı” niteliğindeki plan tadilatında ısrar etmesi üzerine dava dışı Büyükşehir Belediyesi tarafından ısrar kararının iptali konusunda … 6. İdare Mahkemesinde açılan davanın kabul edilerek kesinleştiğini, daha sonra … Belediye Meclisince alınan 7.5.2007 tarihli kararla satın aldığı taşınmazın konut alanı olarak ayrılmasına karar verilip, alınan kararın Büyükşehir Belediyesince de 16.8.2007 tarihli kararla onandığını, bu şekilde, kentsel servis alanı olarak satın aldığı taşınmazın, konut alanına dönüştürülmüş olması nedeniyle zarara uğradığını, her iki taşınmaz niteliği arasındaki bedel farkının ve bedel farkından kaynaklanan fazla ödemenin, davalı yedinde bulunduğu süre içindeki faizinin iadesi gerektiğini, öte yandan kazanç kaybı
2010/4795-11794
nedeniyle uğradığı zararın ve taşınmaz üzerinde başlamış olduğu kazı ve hafriyat çalışmalarına ilişkin masraflarının da ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik değer farkı, kazanç kaybı ve hafriyat çalışmaları nedeniyle yaptığı masraflar için ayrı ayrı olmak üzere 10.000 TL’nin ticari reeskont faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davada görevli mahkemenin idari yargı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, Belediyenin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesi nedeniyle sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın görev, zamanaşımı ve esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, satışa konu taşınmazın, satın alındığı tarihten sonra kentsel servis alanından çıkartılarak konut alanına dönüştürülmesi nedeniyle taşınmazda değer azalması meydana geleceği, ne var ki davacının tazminat isteminde bulunabilmesi için davalının da kusurlu olması gerektiği, oysa ki davalının üzerine düşen tüm edimleri yerine getirerek gerekli imar tadilatına ilişkin işlemleri yaptığı, ısrar kararı aldığı, ancak yargı kararı ve yasa değişikliği nedeniyle dava konusu taşınmazın kentsel servis alanına dönüştürülmesinin hukuken mümkün olmadığı, meydana gelen zararda davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ihale yoluyla satın alınan taşınmazın, satın alma amacına uygun olarak kullanılamaması nedeniyle uğranılan zararlar, yapılan masraflar ve kazanç kaybından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davalı … tarafından … İlçesinde bulunan (3) parsel sayılı taşınmazın ihale yoluyla satışa çıkarılması üzerine davacı tarafından satın alınarak tapuda adına tescil edildiği, ihale şartnamesinin “özel şartlar” başlıklı 17. maddesinde söz konusu taşınmazın imar planında “kentsel servis alanı” olarak ayrıldığının, bu amaç için kullanım ve ruhsat istemlerinde bulunulabileceğinin belirtildiği, ne var ki davacının, kullanım amacına göre taşınmazda akaryakıt istasyonu kurmak için yaptığı başvurusunun, davalı tarafından kabul edilmesine rağmen, alınan karara Büyükşehir Belediyesince onay verilmemesi ve akabinde alınan ısrar kararı üzerine açılan idari davanın da … Belediyesi aleyhine sonuçlanması sonrasında taşınmazın halen konut alanına dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Davacının, “kentsel servis alanı olarak ihaleye çıkarılan, keza … Belediyesi Kıymet Takdir Komisyonu Başkanlığı tarafından alınan 17.2.2002 tarihli kıymet takdir raporunda da, “kentsel servis alanı” niteliği göz önüne alınarak rayiç değerinin belirlendiği satışa konu taşınmazın halen konut
2010/4795-11794
alanına dönüştürülmüş olması nedeniyle zarara uğradığı sabit olduğu gibi mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Bununla beraber mahkemece davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olması nedeniyle olayda kusurlu olmadığı benimsenerek davacının tazminat talep edemeyeceği belirtilmişse de, davalının ihale şartnamesinde açıkça “kentsel servis alanı” olarak ihaleye çıkardığı ve bu niteliğine göre satış bedelini belirlediği taşınmazın, daha sonra konut alanına dönüştürülmüş olması nedeniyle kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Her şeyden önce davalının, taşınmazın “kentsel servis alanı” niteliğindeki imar planını, idari ve hukuki açıdan kesinleştirmeden, ihale şartnamesinde satılanın imar durumunu “kentsel servis alanı” olarak taahhüt etmesi ve taşınmazın taahhüt edilen bu niteliğine göre davacı alıcının satın alma ve satış bedeli konusundaki kararını etkilemesi, buna rağmen satıştan sonra “taşınmazın bu niteliğinin korunması” konusundaki edim yükümlülüğünü yerine getirememesi, sözleşmeden doğan sorumluluğunu gerektirdiği gibi, mahkemenin kabulünün aksine, davalı Belediyenin taşınmazın imar durumu ile ilgili ısrar kararı vermesi, açılan idari davanın davalı aleyhine sonuçlanması ve satış tarihinden sonraki yasal değişiklikler de davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenler olarak kabul edilemez. O halde mahkemece işin esası incelenip, davacının uğramış olduğu zararlar nedeniyle dava dilekçesindeki talepleri değerlendirilerek, davalının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarı belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, olayda davalının kusurlu olmadığından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.