Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4896 E. 2010/16055 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4896
KARAR NO : 2010/16055
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … Yazar için davalı tarafından çekilen krediye kefil olduğunu, bu nedenle davalıya imzalanmış boş senet verdiğini, davalı ile bir ticari ilişkisi olmadığı halde davalının boş senedi doldurarak aleyhinde icra takibi başlattığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takibe konu senedin davacıya verilen borç para karşılığında düzenlendiğini, çekilen kredi ile bir ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kambiyo senedinin altındaki imzanın davacıya ait olduğu, senedin boş olarak imzalandığı iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği, davacının yazılı bir delil sunamadığı gibi davalının tanık dinletmeye muvafakati olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı şahıs için davalı tarafından çekilen krediye kefil olduğunu, bu nedenle davalıya verdiği imzalı boş senedin rızası hilafına davalı tarafından doldurularak takibe konulduğunu, davalıya bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş; davalı, davacıya borç para verdiğini, takibe konu senedin bu nedenle düzenlendiğini, çekilen kredi ile bir ilgisinin olmadığını savunmuştur. Davalının bu savunması gerekçeli inkâr olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Davalı, açıkça tanık dinlenmesine muvafakat etmediğini bildirdiğinden müddeabihin miktarı itibariyle HUMK.nun 288. ve devamı maddeleri uyarınca olayda tanık dinlenemez. Davacı, iddiasını ispat edecek yazılı belge ibraz edememiştir. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Ne var ki, davacı, dava dilekçesinde yemin deliline dayandığını açıkça bildirdiğinden, mahkemece davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.