YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/545
KARAR NO : 2010/7051
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Davalı şirketin telefon abonesi olduğunu, kendisine 2006 yılı Ağustos ayı için 648,25 TL fatura tahakkuk ettirildiğini yine aynı yıl Eylül ayı içinde ayrıca 5.874,25 TY fatura tahakkuk ettirildiğini, detaylı bilgi istemesine rağmen, hangi numaranın ne kadar arandığı belirtilmeden, santralin detay verme özelliği bulunmadığı belirtilerek talebine olumsuz yanıt verildiğini, hakkında yürütülen icra takibi neticesinde, icra tehdidi altında fatura bedellerini ödediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Şirketin alacağının tahsili amacıyla borç ödenmediğinden haklı olarak icra takibi yaptıklarını, santralde yapılan inceleme neticesinde herhangi bir arızaya rastlanılmadığını, borcun davacının kendi rızası ile hiçbir haciz ve icra baskısı olmadan ödendiğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı abonesi olduğu davalı şirkete telefon borcu olmadığının tespiti ile ödediği bedelin istirdadı talebi ile bu davayı açmıştır. Menfi Tespit davasında kural olarak ispat yükü davalı alacaklıdadır. Mahkemenin ispat yükünün davacıda olduğuna dair kabulü doğru değildir. O halde mahkemece iddia ve savunmaya ilişkin taraf delilleri
2010/545-7051
toplanmalı, gerektiğinde keşif icrası ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalı şirketin kayıtları da incelenmek suretiyle, davalı şirketin davacıdan alacaklı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan neden ile davacının temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 24.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.