Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/5522 E. 2010/12907 K. 11.10.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 06:04
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5522
KARAR NO : 2010/12907
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı kurum tarafından mevcut abonelik sözleşmesi kapsamında 01.12.1995-21.02.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ticarethane tarifesi üzerinden ücretlendirme yapılması gerekir iken sehven mesken aboneliği üzerinden ücretlendirme yapıldığı gerekçesiyle ücret farkı tahakkukunun yapıldığını, davalının kendi kusurundan kaynaklanan bu durumdan sorumlu tutulamayacaklarını, kaldı ki davalının istemine dayanak olan Elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğinin 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dolayısıyla davalının isteminin bu tarihten itibaren olması gerektiğini ve alacağın zamanaşımına uğradığını, belirterek; 01.12.1995-21.02.2009 tarihleri arasında tahakkuk etmiş borçlarının ödendiğinin tespiti ile davalı kuruma yapılan 15.196,96 TL fazla ödemenin şimdilik 3.000 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren yasıı faizi ile davaııdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer
2010/5522-12907
verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahilolmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Taraflar arasındaki somut uyuşmazlık davacı sendikanın davalı ile yaptığı abonelik sözleşmesinden kaynaklanmakta ve davacının kullanacağı mesleki amaçlı enerjinin teminine yönelik sözleşmeye ilişkin olup bu ihtilaflar Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli değildir.GÖrevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, genel mahkemece bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 1. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan 178.20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.