Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/5587 E. 2010/13593 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5587
KARAR NO : 2010/13593
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit feshinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı … Eczanesinin sahibi olduğunu, davalının 25.3.2009 tarihli yazı ile sözleşmesinin 6.3.3., 6.3.10, 6.3.19. Maddeleri hükmüne göre 2 yıl süre ile feshettiğini ve reçete bedellerinin 10 katı tutarında cezai şart uygulandığını bildirerek haksız feshin ve cezai şartın iptalini ve sözleşmenin eski hale getirilmesini ve tedbir kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile fesih işleminin haksız olduğunun tesbiti ile feshin iptaline ve tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eczacı ile davalı kurum arasındaki sözleşme 25.3.2009 tarihli yazı ile 2 yıl süre ile feshedilerek reçete bedelinin 10 katı tutarında para cezası verilmiş, dayanak olarak sözleşmenin 6.3.3., 6.3.10, 6.3.19 numaralı maddesi gösterilmiştir. 6.3.19. madde içeriğinde ”eczane yada eczane çalışanlarınca kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak kuruma sahte ilaç fiyat küpürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tesbiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 2 yıl süre ile sözleşme yapılmaz.” denmektedir. 6.3.3. Maddesinde özetle, reçetelerde yer alan ilaçların teslimine ilişkin imzaların hasta ya da hasta yakınına ait olmadığının anlaşılması halinde, reçete bedelinin 5 katı tutarında ceza uyguyalarak eczanenin uyarılacağı tekrarı halinde yine cezai şart uygulanarak sözleşmenin feshedileceği ifade edilmiştir. 6.3.10. Madde hükmünde ise, hasta ya da hasta yakınlarına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçete bedellerinin kuruma fatura edilmesi halinde yine cezai şart uygulanması ve eczanenin uyarılması, tekrarı halinde cezai şartla birlikte sözleşmenin feshedileceği düzenlenmiştir. Dava konusu feshe konu olay ise davalı kurum müfettişlerince yapılan soruşturma sonucunda, dava dışı hastaların muayene olup reçete yazdırmadıkları halde düzenlenen reçetelerin davacıya ait eczaneye ibrazı ile ilaçların teslimine ilişkin imzaların hasta veya hasta yakını kişilere ait olmaması olarak belirlenmiş, bu hususta da bir ceza davası açıldığı bildirilmemiştir. Davacı gerçek bir reçetenin tüm koşullarına sahip olarak getirilen reçetelerdeki ilaç ve malzemelerin hasta yakını olduğunu beyan eden kişilere verildiğini bildirmiştir. Davalı müfettişlerince yapılan soruşturma sırasında, reçete sahipleri ilaçları almadıklarını, imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmişlerdir. Reçetede adı yazılı doktorlar ise reçete ve doktor imzalarını kabul ettikleri gibi protokol defterinde sözkonusu hastaların kayıtlarının bulunduğu tesbit edilmiştir. Bilirkişi raporu ve mahkeme kabulüne göre reçetelerin hazırlanmasında davacının katkısı olduğu ispat edilemediği gibi bu konuda bir ceza davası açılmamıştır. İğfal kabiliyeti olan reçeteye göre içeriğindeki malzemelerin hasta yada hasta yakını olduğunu belgeleyen kişilere isim, adres bilgileri ve imzaları alınarak teslim edilmesi gerekirken bu usule uyulmaksızın verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 2008 yılı protokolünün 6.3.3.maddesinde ”Eczanenin kuruma fatura ettiği reçetelerde bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine yada yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın reçete sahibine yada yakınına ait olmadığının tesbit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde aynı cezai şart uygulanarak sözleşmenin feshedilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı eczacının eylemi protokolün bu maddesine uygundur. Davacının bu eyleminin birden fazla sözleşme maddesinin kapsamında olamayacağından, sözleşmenin 6.3.19. Maddesine göre fesih işlemi haksız ise de davacı eyleminin sözleşmenin 6.3.3. Maddesi hükmüne uygun olduğu ve çoğun içinde az da olacağı ilkesi gereği bu madde kapsamına göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.