YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6289
KARAR NO : 2011/640
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara ait taşınmazda 1.2.2003 tarihli ve dört yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalılardan … tarafından açılan tahliye davasının reddedilerek kesinleştiğini, davalıların tahliye davasını kaybetmeleri üzerine taşınmazın ara bölmeleri kaldırılarak imar mevzuatına aykırı davranıldığı iddiasıyla imar müdürlüğüne şikayette bulunduklarını, davalıların asıl amacının kira bedelinin faiş oranda artırılması olduğunu, istedikleri kira bedelini vermeyince yasal olmayan yollarla kendisini taşınmazdan çıkarmaya çalışdıklarını ve muarazaa yarattıklarını ileri sürerek davalı kiralayanlar tarafından yaratılan muarazaanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, asıl muarazaanın davacı tarafından çıkarıldığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan çekişmenin önlenmesi isteğine ilişkindir. Davacı, davalılara ait taşınmazda kiracı olduğunu, kira ilişkisi devam ettiği halde davalı kiralayanların kendisini taşınmazdan yasal olmayan yollardan çıkarmak için uğraştıklarını ve böylece muarazaa yarattıklarını ileri sürmüş, davalılar davanın reddini savunmuşlar ve mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede taşınmazın tek dükkan olduğu belirtilmiş ise de dosyada mevcut 5.3.1998 tasdik tarihli mimari projesinde taşınmazın yedi adet bağımsız bölümden oluştuğu gözükmektedir. Kira sözleşmesinde taşınmazın tek dükkan olarak gösterilmiş olması ve uzun süre davalı mal sahiplerinin karşı koymamaları bağımsız bölmeler arasındaki davarların kaldırılarak dek dükkan haline dönüştürülmesinde bu bölmelerin davacı kiracı tarafından kaldırıldığı kabul edilse bile davacıların muvafakanının olduğunun 2010/6289-2011/640
kabulü gerekir. Aksi halde yani ara bölmelerin kaldırılmaması halinde dava konusu taşınmazda eczane açılması için ruhsat alınmasının mümkün olmayacağı bilinen bir gerçektir. Esasında bu hususlar taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık taraflar arasında muaraza bulunup bulunmadığı ve muarazaanın kimin tarafından çıkarıldığı noktasında toplanmaktadır. Davalılardan … , davacıya gönderdiği 5.4.2006 tarihli ihtarnamede satın alma nedeniyle taşınmazda hissedar olduğunu, yeni dönemde kira kontratı yapılmayacağını belirterek süre sonunda taşınmazın teslimini istedi. Daha sonra da … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/2352 esas, 2007/712 karar sayılı dosyası ile ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açmıştır. Açılan tahliye davası mahkemece reddedilmiş ve yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Tahliye davasının reddedilmesi üzerine davalılar bu kez gönderdikleri 17.4.2007 tarihli ihtarname ile mimari projye aykırı olarak 7 adet dükkanın ara bölmelerinin kaldırılarak taşınmazın tek dükkan haline getirildiğini ve verilen süre içerisinde eski hale getirilmesi, aksi halde kolluk kuvvetiyle kendileri tarafından gerçekleştirileceğinin bildirildiği, bu isteklerinin de yerine getirilmemesi üzerine … Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne dilekçe vererek taşınmazın eski hale getirilmesini istemişlerdir. Belediye Başkanlığınca yasal işlemler başlatılarak davalı mal sahiplerine taşınmazın imar mevzuatına göre projesine uygun hale getirilmesi için bir aylık süre verildiği, Verilen süre içerisinde yerine getirilmeyince de davalı mal sahipleri hakkinda para cezası tahikkuk ettirmiştir. Çekilen ihtarnameler, açılan tahliye davası ve Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne verilen şikayet dilekçesi ve tüm dosya kapsamından davalı kiralayanlar tarafından taşınmazın tahliyesini sağlamak için yasal olmayan yollara başvurulmak suretiyle muarazaa yaratıldığının kabulu gerekir. Öyle ise mahkemece davalı kiralayanlar tarafından muarazaanın yaratıldığının kabulü ile sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının davıcıya iadesine, peşin alınan 1400 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.