YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6365
KARAR NO : 2010/13532
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istardat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, birikimleri ile ev almak üzere tapu dairesine giderken yaşlı olduğundan yardım etmesi için davalı oğlunu yanında götürdüğünü, satış bedeli 24.000 TL.nı verip işlemleri tamamlamasını istediğini, ancak davalının işlemleri tamamlayıp evin tapusunu kendi üzerine aldığının ortaya çıktığını açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek, 24.000 TL.nın satış tarihinden faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, tapudaki evin kendi kazancı ile alındığını, davacının maddi desteğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen dava ile de taşınmazı 4 yıldır işgal edip bedel ödenmediğini ileri sürerek, tahliyeye karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı kendi parası ile satın alınan taşınmazın davalı adına tapuya kayıt edildiğini, ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dinlenen davacı tanıkları, davacının eski evini satarak ve diğer çocuklarının da çalışıp biriktirdikleri paralarla yeni ev almak istediğini, davalının ise tek başına ev alacak maddi gücünün bulunmadığını açıklamışlar, tapu iptali ve tescil davasında dinlenen davalı tanığı satıcı da beyanında , satış işlemi için davacı ile davalının birlikte geldiklerini parayı davalı … ‘ın verdiğini açıklamıştır. Mahkemece, davacının davalı oğluna 24.000 TL. verdiğini yazılı belge ile kanıtlamayamadığını, dinlenen davacı 2010/6365-13532
tanıklarının da davacının davalıya para verdiğini ifade etseler de kaç lira verdiğini, nasıl ve hangi koşullarda verildiği açıklanamadığından kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu 15 nolu parselin 4.1.2002 tarihinde satış yolu ile tapuda davalı adına kayıt edildiği anlaşılmaktadır. Dinlenen davacı tanıklarının yanında davalı tanığı da satış işlemi için davacı ile davalının birlikte geldiklerini ifade etmişler davalı da bu maddi olguya karşı çıkmamıştır. Somut olayın özelliği ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalının kendi birikimleri ile ev almak için yaşlı ve yardıma ihtiyaç duyan davacı babasını yanına alarak tapuya götürmesi, hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. O halde davacının verdiği bir kısım para ile dava konusu taşınmazın satın alındığının kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece, davacı tarafından ne kadar satış bedeli ödendiği konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.