YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/674
KARAR NO : 2010/7004
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile … Merkez … Mahallesi, … Mevkii,116 pafta,1150 ada,1 parsel sayılı taşınmaz üzerine baz istasyonu kurmak üzere 14.6.2001 tarihli kira sözleşmesi yaptıklarını, 14.6.2001-18.11.2007 tarihleri arasında davalıya 35.970,67 TL kira bedeli ödediğini, bilahare taşınmazın hazineye ait olduğunun anlaşıldığını, hazineye bu nedenle ecrimisil ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek davalıya ödediği kira bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile ödenen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalıdan kiraladığı taşınmaz bedeli olarak 23.7.2001-18.11.2007 tarihleri için 35.970,67 TL bedel …, taşınmazın hazıneye ait olduğunun ve hazinece 23.7.2001-14.5.2008 tarihleri için davacıdan ecrimisil istediği davacının ecrimisil bedeli olarak 20.355 Tl ödediği hususu tartışmasızdır. Bir taşınmazın kiraya verilmesi için kiraya verenin malik olması şart değildir. Davacı davalıya verdiği tüm kira bedelini isteyemez. Mahkemece 23.7.2001-18.11.2007 tarihleri için davacının hazineye ödediği ecrimisil bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-BK 101 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtariyle mütemerrit olur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda borçlunun temerrüde düşmesi için alacağın muaccel olması ve borçluya ayrıca ihtar çekilmesi gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta davacının davalıyı temerrüde düşürmediği anlaşılmakla, bu durumda davacının dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 484.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.