YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6877
KARAR NO : 2010/14012
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı 3.kişi adına kayıtlı aracı harici sözleşme ile vekil olarak hareket eden davalıdan satın aldığını, bedelini de 2 adet toplam 18.000 TL miktarlı, davalı adına keşide ettiği çek ile ödeyip aracı teslim aldığını, ancak davalının kendisinden habersiz aracın kaydını üzerine aldığını ve muvazaalı şekilde 3.kişilere de borçlanarak aracın haczedilip elinden alınmasını sağladığını belirterek davalı tarafından takibe konu edilen ve araç bedeli olarak davalıya verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının … 2.İcra Müdürlüğünün 2008/15855 sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 7.200 TL haksız takip tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.’nun 72/5 maddesi uyarınca borçluyu menfi tesbit davacı açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde, alacaklı-davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle, alacaklının icra 2010/6877-14012
Takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında, kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda, davalının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir. Mahkemece, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilemediği gözardı edilerek davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca, mahkeme kararının 2.bendinde yer alan davalının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına ilişkin cümlenin karardan çıkartılarak yerine aynen “yasal koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine” sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.