Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/691 E. 2010/7363 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/691
KARAR NO : 2010/7363
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

… vekili avukat … ile 1-… 2-… aralarındaki dava hakkında … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.9.2008 gün ve 43-346 sayılı hükmün Dairemizin 14.10.2009 tarih ve 9774-11545 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, davalılar ile yapılan 18.12.2003 tarihli sözleşme gereğince davalı …’ın vekilliğini üstlendiğini, davalı Uğurun alacaklı olduğu 1.6.2002 vade tarihli 30.000,00 YTL meblağlı senet ile ilgili davaları özenle takip ettiğini, ancak davalı uğurun hiçbir neden yokken haksız olarak vekillikten azlettiğini, haksız azil nedeniyle ücretin tamamına hak kazandığını, vekalet ücretinin tahsili için icra takibinde bulunduğunu, davalıların takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiş, dairemizce davacı ve davalı Uğurun tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı birolun talebinin kabulüne “bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmelidir.” gerekçesiyle bozulmuş olup davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının sair karar düzeltme taleplerinin reddine
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair karar düzeltme talebinin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 14.10.2009 tarih 2009/9974 Esas, 2009/11545 Karar sayılı kararının açıklanan bu gerekçeyle de BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.