YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6924
KARAR NO : 2011/3054
KARAR TARİHİ : 02.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı … ve vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 15.10.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile taşınmazını davalı şirkete kiraladığını, davalı ile aralarında 20.6.2008 tarihli bir sözleşme düzenlediklerin, bu sözleşmeye göre davalının taşınmazı 5.7.2008 tarihinde tahliye etmesi karşılığında kiracı davalıya 20.6.2008 tanzim, 6.7.2008 vade tarihli ve 45.000.00 TL bedelli senet verdiğini, ancak davalının taşınmazı sözleşmede kararlaştırılan 5.7.2008 tarihinde değil 7.7.2008 tarihinde tahliye ettiğini, bu durumda senedin karşılıksız kaldığını ileri sürerek senedin iptali ile tarafına iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazı dava dışı Finansbank’a kiralamak için taşınmazın erken tahliyesini istediğini, aralarında bu konuda sözleşme düzenlendiğini, sözleşmeye göre 5.7.2008 tarihinde tahliye etmem halinde taşınmaza yaptığım masrafların karşılığı olarak dava konusu senedin verildiğini, anlaşma doğrultusunda mecuru 5.7.2008 tarihinde tahliye ettiğini ve davacının da taşınmazı 6.7.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile de dava dışı Finansbank’a kiraladığını, açılan davanın haksız olduğunu savunmuş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 20.6.2008 tanzim, 6.7.2008 vade tarihli ve 45.000.00 TL bedelli senedin iptaline ve senedin davacıya iadesine karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kiracı olan davalının taşınmazı erken tahliye etmesi karşılığında 45.000.00 TL meblağlı senet verdiğini, ancak davalının taşınmazı kararlaştırılan tarihte tahliye etmeyerek temerrüde düştüğünü ve senedin karşılıksız kaldiğini beyanla senedin iptalini istemiş, davalı senedin erken tahliye nedeniyle
2010/6924-2011/3054
taşınmaza yapılan masraflara karşılık verildiğini ve taşınmazıda süresinde tahliye ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taşınmazın kararlaştırılan tarihde tahliye edilmediği ve davalının taşınmazda bırakmış olduğu eşyaların da mecura artı bir değer katmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 15.10.2001 tarihli kira sözleşmesi ile davacıya ait taşınmazın davalı şirkete kiralandığı, yenilenerek devam etmekte iken taraflar arasında 20.6.2008 tarihli protokol düzenlendiği, protokolde taşınmazın 5.7.2008 tarihinde tahliye edilmesi halinde geçerli olmak üzere davacı tarafından davalı kiracıya dava konusu senedin verildiği, taşınmazın dava dışı Finansbank’a daha iyi şartlarda kiraya verildiği ve kira başlangıcının 6.7.2008 olduğu, taşınmazın davalı tarafından tahliye edilerek anahtarlarının 7.7.2008 tarihinde yeni kiracıya teslim edildiği gerek davacının dava dilekçesindeki açıklamalarından ve gerekse dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmıştır. Esasen bu hususlar uyuşmazlık konusu da değildir. Uyuşmazlık, taşınmazın protokolde belirtilen sürede tahliye edilip edilmemesinden, davalının protokol hükümlerine uygun olarak taşınmazı tahliye edip etmemesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşınmazı 26.6.2008 tarihli sözleşme ile dava dışı Finansbank’a 10 yıl süre ile kiraya verdiği ve kira başlangıcının 6.7.2008 tarihi olduğu, taraflar arasında düzenlenen protokolün ise 20.6.2008 günlü olduğu ve davalı kiracı tarafından aynı tarihli taahhütname verilmiştir. Taşınmazın 5.7.2008 tarihinde tahliyesi taahhüt edilmiş ve davalı kiracı taşınmazı tahliye ederek anahtarlarını 7.7.2008 tarihinde yeni kiracıya teslim etmiştir. Alınan senet bedelinin de davalı kiracı tarafından taşınmaza yapılan giderler ile erken tahliye nedeniyle uğranılan hak kaybı için düzenlendiğinin kabulü gerekir. Taşınmazın dava dışı şirkete kiralanması için taraflar arasında tahliyenin gerçekleşmesi için protokol düzenlendiği, taşınmazın yeni kiracıya birgünlük gecikmeylede olsa teslim edildiği ve kısa süre içerisinde taşınmazın davacı tarafından tahliye edilmiş olması karşısında protokolden amaçlanan tahliye olgusu gerçekleşmiştir. Hal böyle olunca bir günlük gecikmenin temerrüt oluşturduğu gerekçesiyle senedin bedelsiz kaldığı ileri sürülerek talepte bulunulmuş olması 4721 sayılı yasanın 2.maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralının ihlali niteliğinde olup davacının bu davranışı hukuken himaye edilemez. Öyle ise mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 825.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 668.25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.