Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6963 E. 2010/17361 K. 16.12.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 10.02.2024 11:48
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6963
KARAR NO : 2010/17361
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2004 yılından itibaren davalının yetkilisi olduğu dava dışı ...İnş.San. ve Tic. A.Ş.’nin hukuk danışmanlığını ve avukatlığını yaptığını, aynı zamanda davalının da bir kısım hukuksal işlerini takip ettiğini,bu kapsamda davalının vekili olarak dava dışı...İnş.Ltd.Şti.’den olan alacağı için ... 27.İcra Müdürlüğünün 2004/7552 esas sayılı icra takibini başlatarak borçlunun itirazı üzerine ... 6.Tüketici Mahkemesinin 2006/1004 esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açtığını, bu süreçte davalının, 18.2.2008 tarihli ihtarname ile şirket adına kendisini azlettiğini,28.3.2008 tarihli faks mesajı ile de şirkete ve şahsına ait dosyaların teslimini istediğini, kendisinin de 9.4.2008 tarihli ihtarname ile vekalet ücretini istediğini, davalının cevap vermediği gibi masraf ve vekalet ücretini ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla vekalet ücreti ve masraf alacağı karşılığı olmak üzere şimdilik 10.000TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının vekil olarak katıldığı ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/338 esas sayılı dosyası ile dava dışı ...İnş.San. ve Tic. A.Ş. hakkında iflasın ertelenmesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 19.Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine davacı vekilin,ihmali ile karar düzeltme isteminde bulunmadığını,bu nedenle şirket vekilliğinden azlettikleri halde şahsi vekilliğinden azletmediğini,davacının 9.4.2008 tarihli ihtarname ile şahsi vekilliğinden haksız olarak istifa ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının istifa etmesinin haklı olduğu kabul edilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukatın, 7.6.2004 tarihli vekaletname ile davalının, 19.7.2004 tarihli vekaletname ile de davalının yetkilisi olduğu 2010/6963-16947
dava dışı ...İnş.San. ve Tic. A.Ş.’nin vekili olarak tayin edildiği, davalının,yetkilisi olduğu şirket adına, davacı vekili 18.2.2008 tarihli ihtarname ile şirket vekilliğinden azlettiği,davacı vekilin de 9.4.2008 tarihli ihtarname ile davalının şahsi vekilliğinden istifa ettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının şirket vekilliğinden azledilmesi davalının şahsi vekilliğinden de azledildiği sonucunu doğurmaz. Bu durumda taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin davacı vekilin istifa ettiği 9.4.2008 tarihinde sona erdiğinin kabulü gerekir.Bu noktada çözümlenmesi gereken husus davacı vekilin istifasının haklı nedene dayanıp dayanmadığıdır.Davacının dava dışı ...İnş.San. ve Tic. A.Ş. vekili olarak ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/338 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu verilen kararın şirket aleyhine bozulması üzerine karar düzeltme yoluna başvurmadığı dosya kapsamından anlaşıldığı gibi bu husus mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece,karar düzeltme hususunda müvekkilin açık talimatı olmadıkça karar düzeltme yoluna başvurmayan avukatın özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ileri sürülemeyeceği,buna göre dava dışı şirketin azlinin haksız olduğu,bu nedenle de davacı vekilin istifasının haklı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de,davacı vekilin karar düzeltme yoluna başvurmaması için müvekkilin talimat verdiğini ispatlaması gerekir.Davacı,bu hususu iddia ve ispat edememiştir.O halde davacı vekilin istifasının haksız olduğunun kabulü gerekir.Hal böyle olunca mahkemece,davacının haksız istifa tarihi itibariyle henüz bitirdiği ... de bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davacının istifasının haklı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA,ikinci bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 149,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16,12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.