YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7299
KARAR NO : 2010/9223
KARAR TARİHİ : 23.06.2010
… vekili avukat…ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Tüketici Mahkemesinden verilen 16.4.2009 tarih ve 33-59 sayılı hükmün Dairenin 31.3.2009 tarih ve 13782-4249 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, 30.10.2006 tarihinde noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi gereğince 176 ada 2 parseldeki 16 nolu bağımsız bölümün 2/3 hissesini 16,000 TL bedel ile satın aldığını, ancak, tapunun devredilmediği gibi taşınmazın üçüncü kişiye tapuda satıldığını ileri sürerek, şimdilik 16.000 TL’nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile de 66.666,67 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı, daireyi davacının almaktan vazgeçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının 16.000 TL satış bedelini isteyebileceği, başkaca zararını kanıtlayamadığı gerekçesi ile 16.000 TL’nin tahsiline ilişkin verilen karar Dairemizce onanmış olup, davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava, satışa konu taşınmazın teslim edilmemesi nedeniyle tazminata ilişkin olup, taraflar arasındaki noterde düzenlenen 30.10.2006 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu ve taşınmazın tapuda üçüncü kişiye devredilmek suretiyle akdin ifasının imkansız hale geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 16.000 TL müspet zarar tazminatı talep etmiş olup, yargılama sırasında müspet zararının taşınmazın rayiç değeri kadar olduğunu açıklamış ve yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda taşınmazın 2/3 hisse rayiç bedelinin 66.666,67 TL olduğu belirlenince de, davayı ıslah ederek müspet karar tazminatı adı altında 66.666,67 TL’nin tahsilini istemiştir. Taraflar arasındaki satış sözleşmesi resmi şekilde yapıldığına göre geçerli olup, akdin ifa edilmemesi nedeniyle 2010/7299-9223
davacı taşınmazın rayiç değerini isteyebilir. HUMK’nun 76.maddesi gereğince hukuk tavsif hakime ait olup, davacının asıl muradının taşınmazın rayiç değeri olduğu davacının yargılama sırasındaki dilekçe ve beyanlarından anlaşılmakta olup, davacının zararını “müspet zarar” olarak nitelendirmesi sonucu etkili değildir. Böyle olunca mahkemece, taşınmazın rayiç değeri olan 66.666,67 TL’ye hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından, Dairemizin 31.3.2000 tarih ve 2009/13782 Esas, 2010/4249 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Dairemizin 31.03.2000 tarih ve 2009/13788 Esas, 2010/4249 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 23.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.