Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7731 E. 2010/16504 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7731
KARAR NO : 2010/16504
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın Zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, … 1966 ada,29 ve 30 parsel numaralı taşınmazların murisi … …’e ait iken murisin 2.9.1988 tarihinde ölmesi üzerine kendisine düşen hisseleri davalı şirkete sermaye olarak devretmesi için davalı şirketin müdürü olan dava dışı Duran …’e vekaletname verdiğini, vekilin kötüniyetli olarak taşınmazları davalı şirkete satış yaptığını, bu hususta açtıkları tapu iptali ve tescil davasını kazanarak kararın 20.5.1993 tarihinde kesinleştiğini, henüz tapuda işlem yapmadan davalının kötüniyetli davranarak taşınmazları 27.7.1993 tarihinde dava dışı Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikasına sattığını, haberdar olunca bu kez davalı şirket ve satış yaptığı sendika aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, bu davanın ise reddedilerek 28.6.2001 tarihinde kesinleştiğini, payına düşen hisseden mahrum kalarak mağdur olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğradığı zarar karşılığı olarak şimdilik 1.000.000TL alacak ve munzam zararın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, olay tarihinin 1989 yılı olup zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uygulanması gereken zamanaşımı süresinin BK.nun 126/4 maddesine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ve diğer bir kısım hissedarın 1966 ada, 29 ve 30 parsel numaralı taşınmazlarda bulunan hisselerinin muvazaalı

2010/7731-16504
olarak davalı şirkete satıldığı iddiası ile davalı şirket ve diğer hissedarlar aleyhine … 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/276 esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açtıkları,28.1.1993 tarihli karar ile davanın kabulüne, davalı şirket adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verildiği, karar gereğince tapuda işlem yapılmadan önce davalı şirketin, taşınmazı dava dışı Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikasına sattığı, davacı ve diğer hissedarların bu kez … 31.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/927 esas sayılı dosyası ile davalı şirket ve sendika aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtıkları, davanın reddine karar verildiği, bu kararın ise 28.6.2001 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, mahkeme kararı ile adına tesciline karar verilen taşınmaz hissesinin henüz tapuda tescil işlemi yapılmadan davalı şirket tarafından 3.şahsa satılması nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle eldeki davayı açmıştır. BK.nun 125. maddesine göre yasada özel olarak düzenlenmeyen hususlarda zamanaşımı süresi 10 yıldır.10 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi de davacının davalı şirket ve dava dışı sendika aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davasına ilişkin red kararının kesinleştiği 28.6.2001 tarihi olup işbu davanın açıldığı tarih olan 6.10.2009 itibariyle henüz 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır. Öyle olunca mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.