YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7822
KARAR NO : 2011/3078
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı, davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Burcu Güler ile davacılar vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, oğulları ve kardeşi olan Şenol’un davalı THY’ de kabin amiri olarak görev yaptığını,8.1.2003 tarihinde … seferini yapan uçağın piste çakılarak yanması sonucu hayatını kaybettiği, olayda ölenin kusurunun olmadığı, davalıların ve dava dışı pilotun kusur ve ihmali sonucu olayın meydana geldiği, bu suretle 23 yaşında ve yeni evli olan Şenol’un ölümü nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1000 TL maddi tazminat ile her bir davalıya 30.000 er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, DHMİ yönünden husumetten reddine, THY yönünden maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulü ile anne ve baba için 10.000 er TL, kardeşler için 5000 er TL nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacıların yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların 23 yaşındaki oğlunun davalı THY’de kabin amiri olarak çalışırken … seferini yapan uçağın piste çakılması suretiyle meydana gelen kazada vefat ettiği, ölenin kazada bir kusuru olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
2010/7822-2011/3078
Mahkemece davacı anne yönünden maddi tazminat talebi bağlanan ölüm aylığının toplamının destekten yoksun kalma tazminatından fazla olması nedeniyle reddedilmiş, baba yönünden ise oğlunun sürekli desteğine ihtiyacı olmadığı, taksi şoförü olarak çalıştığı gerekçesi ile kardeşler yönünden ise destek olma durumunun sözkonusu olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Davacı anne ve kardeşler için red gerekçesi doğrudur. Davacı baba yönünden ise, yapılan maddi durum araştırmasında ve tanık beyanlarında şirketinin iflas ettiği, evinin kendisine ait olduğu, başkasına ait takside çalıştığı, başkaca bir gelirinin olmadığı, ölen dışın iki evladının daha olduğu, ölenin 23 yaşında ve evli olup ayrı bir evde yaşadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı babanın bu şekilde özetlenen maddi durumu ve ölenin sürekli desteği olmadığı gerekçesi ile maddi tazminat talebi reddedilmiştir. Bu çerçevede öncelikle destekten yoksun kalma ,destek kavramlarının üzerinde durulması gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayanağı Borçlar Yasası’nın 45. maddesi olup destek kavramı, hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu amaçlar ve hısımlık ilişkisine ya da yasanın nafaka hakkındaki düzenlemelerine dayanmaz. Yasa gereğince bir kimseye yardım etmek zorunda bulunan kişi değil, eylemli ve düzenli olarak onun geçiminin bir bölümünü veya tümünü sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların olağan akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Diğer yandan, genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı da çocuğun büyüdüğünde anne ve babasına belirli bir düzeyde destek olacağını gösterir. Bu desteğin ölçüsü tarafların yaşam düzeyi, …, sosyal ve ekonomik durumları ile orantılı olarak tutar bakımından değişebilirse de çocuğun, anne veya babasına hiç destek olamayacağı kabul edilemez. Çünkü destek mutlaka para veya maddi katkı şeklinde olmayabilir. Bunun dışında çeşitli hizmet ve yardımlar ile de destek olunabilir. Örneğin hastalandığında bakımı ve tedavisi ile ilgilenmesi, bayramlarda arayıp sorması gibi bir evladın ebeveynle tesis edebileceği hertürlü ilişki de destek kavramının içinde yorumlanması gerekir. Davacı babanın bir miktar gelirinin bulunması, başka çocuklarının da olması gibi tarafların sosyo-ekonomik durumu, aile yapısı, … durumu destekten yoksun kalma tazminatının miktarının tayininde etkili olabilecek verilerdir. Tüm bu nedenlerle, davacı babanın desteğe gereksinimleri bulunmadığına ilişkin bilirkişi raporu benimsenerek davacı baba yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacılar her bir davacı için 30.000 er TL manevi tazminat talep etmişler mahkemece anne ve baba için 10.000 er TL, kardeşler için 5000 er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
2010/7822-2011/3078
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu kaza nedeniyle 23 yaşında uçuş görevlisi ölenin piste çakılan ve yanan uçağın içinde hayatını kaybetmiş olması nedeniyle, aynı olaya ilişkin kesinleşmiş daire kararları da gözetilerek, az yukarıda izah edilen şekilde ve gerekçeleri de açıklanarak hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının tüm davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.ve 3.bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan 1.620.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.