Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7870 E. 2010/16859 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7870
KARAR NO : 2010/16859
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı … ile 1.1.2008 tarihli ve iki yıl süreli hukuki danışmanlık sözleşmesi akdettiklerini, haksız fesih halinde avukatın süre sonuna kadar olan aylık ücretlerin tamamını isteyebileceğinin sözleşme ile kararlaştırıldığını, davalının 27.4.2009 tarihinde sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeniyle dönem sonuna kadar olan aylık ücretleri ile 2008 yılından kalan 500 TL ücretin ödemesi gerektiğini, ödeme yapmayan davalının icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek ve davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği kabul edilmek suretiyle 9800 TL’na yönelik itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 1.1.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 2 yıl süreli hukuki danışmanlık sözleşmesi akdedildiği ve … sahibi tarafından haklı bir sebep olmaksızın sözleşmenin feshi halinde avukatın sözleşmede belirtilen ücretin tamamına hak kazanacağı dosyada bir örneği bulunan sözleşme kapsamından anlaşılmakta olup, davalı belediyenin 2010/7870-16859
27.4.2009 tarihli ihtar ile sözleşmeyi feshettiği ve feshin haksız olduğu da anlaşılmaktadır. Davalı haksız olarak sözleşmeyi feshettiği için sözleşme süresi sonuna kadar olan ücreti davacıya ödemekle yükümlü ise de, dava konusu olayda da uygulanması gereken BK’nun 325.maddesinin de gözden uzak tutulmaması gerekir. BK’nun 325. maddesi, “…. işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut diğer bir … ile kazandığı veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyin mahsup edileceği”ni hükme bağlamış olup, anılan amir hüküm uyarınca, davacının sözleşmenin feshinden sonra, sözleşme ile yükümlendiği işi yapmamasından dolayı tasarruf edebileceği miktar ile başka bir … yapabileceği nedeniyle kazanabileceği miktarın hükmedilen miktardan mahsubu gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek az yukarıda açıklanan şekilde davacının tasarruf eyleyebileceği miktar konusunda gerekirse bilirkişiden ek rapor almak suretiyle belirlenecek miktarın mahsubuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 146,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.