YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8176
KARAR NO : 2010/16398
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
… ile 1-… vekili avukat …, 2-… … İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Temsilen İflas İdare Müdürlüğü aralarındaki alacak davası hakkında … Tüketici Mahkemesinden verilen 3.2.2010 gün ve 122-104 sayılı hükmün davalı … avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin bakanlıktan almış olduğu kampanya satış izni ile basın ve iletişim araçlarını kullanarak yoğun reklam kampanyalarıyla kamuoyunda güven ve imaj oluşturduğu ve büyük vaatler sunmasına rağmen davalı … İnşaat Ltd. Şti.’nin birkaç göstermelik girişimden sonra iflas ettiğini, buna karşın bir kısım peşinat ve taksit ödemelerinde bulunduğu, kalan miktar için senetle borçlandığını, senetlerden 17.2.2009 tarihli ve 500,00 TL bedelli bir adedinin davalı şirket tarafından diğer davalı …’ya ciro edilerek bu davalı tarafından aleyhine takibe konu edildiğini belirterek davalı şirkete … olduğu bedelin tahsili, senetlerin iptali ile aleyhine yapılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2010 tarihinden itibaren 1.430,00 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri yada Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz yada karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. 2010 yılında temyiz sınırı 1.430.00 TL. olup, davalı … tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.430,00 TL yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı …’nun temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.