YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8260
KARAR NO : 2010/8786
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … ile 6.5.2003 tarihinde gayriresmi olarak evlendiklerini, daha sonra anlaşamayarak ayrıldıklarını, ailesinin düğün hediyesi olarak verdikleri 13 kalem ev eşyalar ile 11 adet altın bilezik takıların davalılarda kaldığını ileri sürerek, altınların mislen, ev eşyalarının aynen teslimini, mümkün olmazsa bedelleri toplamı 3.328 YTL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı … ile gayrıresmi olarak bir müddet birlikte yaşadıktan sonra ayrıldıklarını, ayrılırken kendi ailesinin düğün hediyesi olarak verdiği ev eşyaları ile altın takıların davalılarda kaldığını ileri sürerek,altınların mislen, ev eşyalarının aynen teslimi, mümkün olmazsa bedellerinin davalılardan tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile davalı …’un 6.5.2003 tarihinden itibaren birlikte yaşamaya başladıkları, taraflar arasında 6.5.2003 tarihli çeyiz senedi düzenlendiği ve
bilahare davacı ile davalı …’un ayrıldıkları dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu hususlar çekişmesizdir. Davalı tarafça çeyiz senedindeki imzalara itiraz edilmediğine göre bu belgede belirtilen eşyaların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekir. Öte yandan Yargıtay’ın öteden beri sapma göstermeyen içtihatlarına göre de, ziynetlerin kadın üzerinde bulunduğu ve taşındığı karine olarak kabul edilmektedir. Ziynet eşyalarının davalılarda kaldığı hususunda ispat yükü davacıda olup davacı bu iddiasını ispatlayamamıştır. Buna mukabil davalılar da 6.5.2003 tarihli çeyiz senedi ile teslim aldıkları ziynet eşyaları dışında kalan eşyaları ayrılırken davacıya iade ettiklerini ispatlayamamışlardır. Hal böyle olunca mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 6.5.2003 tarihli çeyiz senedinde belirtilen ziynet eşyaları dışında kalan diğer eşyaların bedelleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.6 temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…