YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8277
KARAR NO : 2011/3597
KARAR TARİHİ : 10.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … varisi … ve vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 5.718.00 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 10.3.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, davalıya ait 39,40 ve 41 nolu parsellerin imar planında ilkokul alanı olarak gösterilmesi nedeni ile ilkokul alanından çıkarılması veya kamulaştırılmasının sağlanması için ilgili davaların açılması amacıyla kendisine 8.2.2002 tarihli vekalet verildiğini, aynı tarihte ücret sözleşmesi de imzalandığını, ilgili idarelere bu amaçla yaptığı müracaatlar reddedilince idare mahkemesinde dava açıp lehe 2010/8277 2011/3597
karar verildiğini ve kesinleştiğini, bu kararların infazı için gerekli başvuru ve işlemler yaptığını ve bu aşamada 28.2.2007 tarihinde azledildiğini, ihtara rağmen de vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, fazla hakları saklı sözleşme ile kararlaştırılan 120.000 TL.den şimdilik 10.000 TL.nin idare mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile ödetilmesini istemiş, ıslah ile talebini 110.00 TL’e arttırmıştır.
Davalı, davacıya verilen vekaletin gereğinin yerine getirilmediğini, halen idareden istenilen sonucun alınamadığını, davacının ücret talebinin yapılan işle orantılı olmadığını, sözleşmenin sonradan doldurulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşme gereğince vekil olarak görevini yaptığı ve azlin haklı olmadığı gerekçesi ile 120.00 TL’nin 30.3.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu ne var ki değişik kalemle yazılan ibarelerin sonradan yazıldığını, kendisinin imza ve parafı olmadığından dolayı bağlayıcılık niteliği taşımadığını beyan etmiştir. Değişik kalemle yazılan bu ibareler ve ücret bölümünün sözleşmeye sonradan yazıldığı açık ve belirgin olduğu gibi mahkemece alınan Adli Tıp raporunda da yazıların davalıya ait olmadığı sabittir. Aynı sözleşmede davalının sonradan yazılan bu kısımları onayladığına ilişkin imza ya da parafı da bulunmamaktadır. Mevcut bu olgular karşısında sözleşmeye ilave edilen ve davaya konu vekalet ücreti sözleşmesine ilişkin “ücret” davalıyı bağlamaz. Bunun sonucu olarak davacı davalıdan sözleşmedeki maktu ücreti talep edemez. Mahkemece bu yönler gözetilerek uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sözleşmedeki maktu ücretin tümüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir görüşünde olduğumdan dairemiz çoğunluğunun aksi yöne oluşan hükmün onanması görüşüne katılamıyoruz.