YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8601
KARAR NO : 2011/1675
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; …’da ikamet ettiğini, emlakçılık yapan davalıya vekalet vererek …’da bulunan ve tespit edebildiği taşınmazlardaki hisselerini satmasını istediğini, ayrıca, davalının, eşi olan dava dışı … ile de protokol yaparak, sanki eşi kendisinin vekili imiş gibi, kendisi adına kayıtlı taşınmazlardaki hisselerini dava dışı eşinden satın aldığını, ve fakat davalının kendisini kandırdığını, kendisine ait hisse miktarı 2000 m2 yi geçtiği halde, protokolde 438 m2 olarak belirtildiğini, m2 sinin 15-20 TL olduğu halde 4.75 TL olarak belirtilerek hesaplama yapıldığını, kendisine ise bu satışlardan yalnızca 2.100 TL ödendiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak ve protokole dayanarak takip yaptığını ve fakat davalının itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalının inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, davacı birleşen dava dosyasında ise; eldeki dava dosyasındaki taşınmazların gerçek satış değerleri ve işlemiş faiz toplamı olan 37.165 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı; Davacı ile bir kısım taşınmazların kendisine satılması konusunda anlaştıklarını, bu nedenle davacının eşi ile harici satış sözleşmesi yaptıklarını, protokolde arsa miktarı ve bedelinin açıkça belirlendiğini, davacıya ait toplam 438 m2 lik yeri protokolle 2.080 TL bedelle satın aldığını ve bedelini 2100 TL olarak davacıya ödediğini, davacının hem dava dışı eşi ile birlikte imzaladığı protokolü esas alarak takip başlattığını, hem de bu protokolün geçersiz olduğunu ileri sürdüğünü, oysa sözleşmenin geçerli olduğunu, sonradan geçersizliğinin ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl davasının kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, Kabul edilen asıl alacağın % 40 ı olan 1.060.- TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının birleşen davasının kabulü ile 17.165.- TL asıl alacak 19.452.- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.617.- TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/8601-1675
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki itirazın iptali davası ile; dava dışı kendi eşi ile davalı arasında yapılan harici satış sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için yaptığı icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, birleşen dosya da ise; anılan protokole konu taşınmazların davalı tarafından vekil sıfatıyla tapuda 3.şahıslara satıldığını belirterek, satış bedelleri ile bu bedellerin faizinin toplamının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davaya konu taşınmazlara ilişkin resmi senet örnekleri dosya içerisine getirtilerek, getirtilen belge örnekleri dikkate alınarak bilirkişi raporu aldırılmış, mahkemece hükme esas alınan Bilirkişi Raporu içeriğine göre; davalının vekaletname ile satışını yaptığı davacının taşınmazları karşılığında davacı adına aldığı tutarın toplam 22.165 TL olduğu belirtilerek, belirlenen bu bedel üzerinden, davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle, bulunan rakam üzerinden birleşen davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de; incelenen tapu kayıtları ve resmi senet içeriklerine göre; Davacının davaya konu parseller üzerinde veraseten iştirak halinde malik olduğu anlaşılmakta olup, diğer hissedarların hissesine düşen bedellerin anılan parsellerin satış bedelinden tenzili ile davacının payına düşen miktarın hesaplanması gerekirken, toplam satış bedelinin hesaplamaya esas alınmak suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporuna itibar ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açılanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenler ile davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 605.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.