YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8665
KARAR NO : 2011/3867
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten satın aldığı villanın, teslim edilmediği gibi, tapuda da devredilmediğini, ödediği bedelin tahsili için yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı TKHK.nun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun birinci maddesinde belirtilen amaçlarda mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal, alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım ses görüntü ve benzeri gayri maddi malları 2010/8665 2011/3867
ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu konutun hem arsa sahibi hemde müteahhit olan davalı tarafından, 5.9.2007 tarihli harici sözleşme ile davacıya satıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında tapulu taşınmazın harici sözleşme ile yapılan satışı, MK.nun 706, BK.nun 213 ve Tapu Kanunun 26.maddeleri gereğince geçersizdir. Geçersiz sözleşmede 4077 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Davacı geçersiz sözleşmeye dayanarak, Tüketici mahkemesinden talepte bulunamaz. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak söz konusu olmaz, genel Mahkemeler görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle tmeyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle iki tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 14.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.