YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8808
KARAR NO : 2011/1608
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının küçükbaş hayvanlarına baktığını, hayvanların telef olma ihtimaline binaen davacıya senet verdiğini, hayvanları davalıya teslim etmesine rağmen, senedin iade edilmeyerek davalı tarafından takibe konulduğunu, davalıya bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, Pınarhisar İcra Müdürlüğü’nün 2008/336 sayılı takip dosyasında takip ve davaya konu edilen keşidecisi …, lehdarı … olan 06.06.2007 tanzim ve 18.02.2008 vade tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının 5.000,00 TL asıl borç ve buna tekabül eden ferilerinden sorumlu olmadığının tespiti ile takibin 15.000,00 TL asıl alacak ve ferileri yönünden devamına karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nun 381.maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt
2010/8808-2011/1608
uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389.maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hâkime yükletilmiş bir görevdir.
Somut olayda; mahkemece, hüküm fıkrasında; “Davanın kısmen kabulü ile,Pınarhisar İcra Müdürlüğünün 2008/336 sayılı takip dosyasında takip ve davaya konu edilen keşidecisi …, lehdarı … olan 06.06.2007 tanzim ve 18.02.2008 vade tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının 5.000,00 TL asıl borç ve buna tekabül eden ferilerinden sorumlu olmadığının tespiti ile takibin 15.000,00 TL asıl alacak ve ferileri yönünden devamına..” denilmekle, asıl alacağın fer’ileri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratacak mahiyette hüküm kurulmuştur. Anılan yasa maddelerine uygun düşmeyecek şekilde, infazda tereddüt yaratan mahiyette hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 74.25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.