YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8852
KARAR NO : 2010/16416
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip yapıldıktan sonra davalının banka hesabına icra dosyasına mahsuben 100.000.00.TL yatırdığını, yatırmış olduğu paranın icra dosyasındaki alacak miktarından mahsup edilmesine ve bu miktar yönünden borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava açıldıktan sonra banka hesaplarının kontrol edildiğini ve davacı tarafından para yatırıldığının tespit edilmesi üzerine icra dosyasına davacı tarafından haricen yapılan ödemeyi bildirdiklerini, hukuki yararı olmayan ve konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından davacı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibinden sonra 06.10.2009 tarihinde davacı tarafından davalının banka hesabına icra dosyasına mahsuben 100.000.00.TL yatırıldığı ve 04.02.2010 tarihinde dava açıldıktan sonra davalı tarafından icra dosyasına davacının yatırdığı paranın bildirildiği, davalının ödemeden haberdar olmadığı savunmasının kabulünün mümkün olmadığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği, tahsil harcının ödendiği ve menfi tespit davasının konusunun kalmadığı gerekçesi ile konusu kalmayan davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının
2010/8852-16416
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Kural olarak yargılama giderleri, davada haksız çıkan, eş söyleyişle aleyhine hüküm kurulan tarafa yükletilir. (HUMK m.417/I c.1) Davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması halinde davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Somut olayda, davalı, davacı tarafından icra dosyasına mahsuben banka hesabına yatırılan paradan ne davacının nede bankanın bilgi vermemesi ve şahsi hesaplarının çok yüksek meblağlı olması ile muhasebeciler tarafından takip edilmesi nedeniyle ancak dava açıldıktan sonra haberdar olduğunu ve banka hesaplarını kontrol ettirdiğinde davacı tarafından yatırılan paranın tespit edilmesi üzerine icra dosyasına haricen yapılan ödemeye ilişkin bilgi verildiğini ve yatırılan miktar üzerinden tahsil harcı ödendiğini, iyiniyetli olarak üzerine düşen tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini savunmuştur. Mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiş, dava açıldıktan sonra davalı tarafından icra dosyasına davacının yatırdığı paranın bildirildiği, davalının ödemeden haberdar olmadığı savunmasının kabulünün mümkün olmadığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği belirtilerek davalı yönünden yargılama giderlerine hükmedilmiştir. Davacı, icra takibi yapıldıktan sonra davalının banka hesabına icra dosyasına mahsuben 100.000.00.TL yatırdığı yönünde ne davalıya nede İcra Müdürlüğü’ ne bir ihbarda bulunmamış, bu hususta bir ihtar çekmemiştir. Dosya içeriğine göre de; davacı, banka hesabına para yatırıldığını bile bile davalının icra takibine devam ettiğini kanıtlayamamıştır. Bu nedenle davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği söylenemez. HUMK.’ nun 417. – 423. maddeleri gereğince yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.