Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9105 E. 2011/2975 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9105
KARAR NO : 2011/2975
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı AİG Sigorta A.Ş avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat …’a çıkarılan davetiyenin bila tebliğ edildiği görüldü. Davalı vekili avukat … Buğular’ın duruşma isteğinden vazgeçtiğini beyan etmiş olmakla incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri …’in davalı bankadan 24.04.2007 tarihinde konut kredisi kullandığını, kredi kullandırılırken diğer davalı şirket tarafından sigorta yapıldığını, murislerinin 5.5.2007 tarihinde müessir fiil sonucu ve etkisiyle oluşan kalp krizi neticesinde vefat ettiğini, vefatın davalılara bildirilerek kredinin sigorta tazminatı ile ödenmesini istediklerini, ancak davalı … şirketin vefatın sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle ödemeyi reddettiğini, diğer davalı bankanın da kredi borcunu sigorta poliçesi teminatı ile karşılama yoluna gitmeyerek aleyhe icra takibi başlattığını bildirerek ferdi kaza sigortası poliçe bedeli 43.500 TL’nin 05.05.2007 tarihinden itibaren bankanın kredi alacağına uygulayacağı temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı banka yönünden açılan davanın reddine, diğer davalı … yönünden açılan davanın kabulü ile 43.500 TL’ nin bu davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm; davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … A.Ş’nin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2010/9105-2011/2975
2-Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava, kaza sigortasından doğan tazminatın kaza sigortası yapan sigortacıdan ve konut kredisi veren bankadan tahsiline ilişkindir. Davacılar murisinin davalı bankadan 24.04.2007 tarihinde konut kredisi kullandığı, kullanılan kredinin teminatı olmak üzere de muris …’e diğer davalı … şirketince kaza risklerine karşı sigorta teminatı verildiği ve …’in de müessir fiil sonucu 05.05.2007 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Davacı eldeki davada, poliçe limitinde sigorta tazminatını her iki davalıdan talep etmiş, mahkemece, poliçede taraf olmadığı için banka yönünden davanın reddine, sigorta şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı … şirketince düzenlenen 24.04.2007 tarihli sigorta poliçesinde vefat halinde tazminatın diğer davalı …Ş’ye ödeneceği (dain ve mürtehin) açıkça yazılıdır. TTK.nun 1329 maddesinde üçüncü bir şahsın lehine yapılan hayat sigortası mukavelesinden doğan hak ve menfaatlerin sigortacıdan talep ve tahsil hakkının doğrudan doğruya o kimseye ait olacağı hüküm altına alınmıştır. Bu yasal düzenleme karşısında ilke olarak böyle bir davanın dain ve mürtehin olan banka tarafından açılması gerekir. Ne var ki, somut olayda, sigorta tazminatının banka tarafından talep edildiği, ancak, sigorta şirketinin riskin teminat kapsamında olmadığı gerekçesi ile ödemeyi red ettiği, bankanın başkaca hukuki yollara gitmediği anlaşılmaktadır. Böyle olunca, sigortalı mirasçılarının kredi veren ve poliçede dain ve mürtehin olan banka ile sigortacıya husumet yönelterek böyle bir dava açmasında hukuki yararının olduğu kabul edilmelidir. HUMK.nun 76.maddesi hükmü gereğince iddia ve delilleri bildirmek taraflara, hukuki tavsifi yapmak ise, mahkemeye aittir. Davadaki talep ve ileri sürülüşe göre, davacı talebinin bankaya karşı bir muarazanın men’i bakiye kredi borcu nedeniyle borçlunun sigorta şirketi olduğunun tespiti, kredi borcunu aşan bir miktar var ise, bu miktar oranında tahsil davası olduğunun kabulü zorunludur. Böyle olunca, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde inceleme yapmak, vefat tarihinden sonra kalan bakiye kredi borcunun belirlenerek, şayet, belirlenen miktar poliçede verilen limitin altında ise, bu miktar ile kredi borcu sorumlusunun davalı … olduğunu tespit etmek, şayet, kredi borcunu aşan sigorta tazminatı ortaya çıkar ise, bu miktar oranında tahsil kararı verilmesi gerekirken, tüm sigorta tazminatının davalı sigortacıdan tahsili ile davacıya ödenmesi şeklinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı AİG Sigorta A.Ş’nin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı … A.Ş yararına BOZULMASINA, peşin alınan 646.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.