Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9638 E. 2011/3669 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9638
KARAR NO : 2011/3669
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile 25.08.2006 tarihli Hibe sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme kapsamında davalıya 17.500.00-TL tutarında teminat mektubu verdiklerini, ancak sözleşmenin davalı tarafça 14.5 maddesi gerekçe gösterilerek feshedilip, teminatın irat kaydedildiğini, oysa ki davalının sözleşme kapsamında hiç bir ödeme yapmadığını belirterek, haksız irat kaydedilen 17.500.00-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediği için sözleşmeyi feshettiklerini, sözleşmenin 14.3 maddesi gereğince teminatı irat kaydettiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşme gereğince herhangi bir faaliyette bulunmadığı için, sözleşmenin davalı tarafça haklı nedenle feshedildiği, sözleşmenin 14.3 maddesi hükmünün sözleşmenin feshinin söz konusu olduğu tüm hallerde uygulanacağı, 14.3 maddesi hükmünün sadece 14.2 maddesinin yaptırımı olduğuna dair sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 25.08.2006 tarihli hibe sözleşmesi gereğince; davacının yapacağı 350.000,00-TL proje bedelli Nohut İşleme ve Paketleme Tesisi’nin maliyetinin azami 175.000,00-TL’lik kısmının davalı Bakanlıkça hibe 2010/9638-2011/3669
yoluyla sağlanmasının kararlaştırıldığı, bu işin teminatı olarak davacı tarafından davalıya 17.500,00-TL bedelli teminat mektubu verildiği, davacının sözleşmede belirtilen tesisi hiç yapmadığı, davalının davacıya sözleşme kapsamında hiç bir şekilde hibe de bulunmadığı, sözleşmenin 15.3 maddesi gereğince davalı tarafından feshedildiği dosya içeriği ile sabit olduğu gibi bu hususlar tarafların ve mahkemenin de kabulündedir.
Sözleşmenin feshi başlığını taşıyan 14.2 maddesinde belirtilen fiillerin ve durumların gerçekleşmesi halinde Bakanlıkça sözleşmenin feshedilebileceği öngörülmüştür. 14.3 maddesinde ise sözleşmenin feshi halinde yatırımcı tarafından fesih tarihine kadar yapılan hibe tutarının yasal faizi ile Bakanlığa iade edileceği teminat mektubunun irat kaydedileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 14.5 maddesinde ise sözleşmenin imzalanmasını takibinin altı ay içinde herhangi bir (hibe) yapılmaması halinde hibe sözleşmesinin kendiliğinden feshedileceği kabul edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davalı, sözleşmenin 14.5 maddesi gereğince 6 ay içinde herhangi bir ödeme (hibe) yapılmaması nedeniyle sözleşmeyi feshetmiştir. Bu şekilde fesih halinde teminatın irat kaydedileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmamaktadır. Teminat mektubunun, yapılan hibenin iadesini teminat altına alma amacı da gözetildiğinde, teminatın iadesi gerekir. Mahkemece davanın bu nedenle kabulü gerekirken yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan iade TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.