YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9901
KARAR NO : 2011/416
KARAR TARİHİ : 19.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, taşınmazlarına patates ekimi yapabilmek için davalılardan tohumluk patates satın aldığını, patates tohumlarının 2007 yılı üretimi olması hususunda anlaşmalarına rağmen verilen tohumlukların daha eski tarihli olmaları nedeniyle verim kaybı olduğunu belirterek zararı olan 9.432.48 TL.nın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı şirket, davacıya kendisinin ve diğer davalının patates tohumu satmadıklarını, iddianın yazılı delil ile kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, HUMK.nun 293/4 maddesi uyarınca yapılan araştırma sonunda yazılı anlaşma hususunda adet oluşmadığı, davacı iddiasının tanık beyanlarıyla ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, davalılardan aldığı tohumluk patatesin yaşlı olmasından dolayı uğradığı zararın tazminini istemiş, davalılar ise davacıya tohum satmadıklarını savunmuşlardır. Hemen belirtmek gerekirki, davacı davalılardan patates tohumu aldığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Bir başka deyişle ispat yükü davacıdadır. Davacı iddiasını ispat zımnında herhangi bir yazılı delil ibraz edememiştir. Her ne kadar mahkemece HUMK.nun 293/4 maddesi uyarınca dava konusu
olan olayda örf ve adet araştırması yapılmış ise de, olayda usulün 293/4 maddesi gereğince araştırılacak bir yön bulunmadığı gibi, bu hususta toplanan delillerde yörede yazılı sözleşme yapılmaması yönünde yerleşik bir teamül ve adetin bulunduğunu gösterir nitelikte bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu olayda yerleşik teamül ve adet bulunduğu kabul edilip, bu bağlamda tanık dinlenerek karar verilmesi olanaklı değildir. Bu itibarla davacının iddiasını yasal delillerle kanıtladığından da söz edilemez. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde vesair delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, davacıya iddiasını ispat için davalı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 168.25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.