YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9902
KARAR NO : 2011/417
KARAR TARİHİ : 19.01.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı hasta şahsın kendilerine bağlı hastahanedeki yoğun bakım ünitesinde bir süre yatarak tedavi gördüğünü ve taburcu edildiğini, hasta yakınının kendi iradesi ile ilave ücret olan 16.193,73 TL’nı ödediğini ilave ücretin dışındaki kısmın davalı SGK’na fatura edildiğini, ancak davalının hastadan fark ücret alınması nedeniyle 20.000 TL cezai şart tahakkuk ederek hastadan alınan 16.193,73 TL fark ücretide istihhaklarından mahsup ettiğini, bu işlemlerin keyfi olup, sözleşmeye de aykırı olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tesbiti ile fazlası saklı kalmak üzere cezai şarttan 2000 TL ilave katkı ücretinden de 4000 TL’nın tahsilini istemiş, 2.4.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de ilave ücretten dolayı talebini 16.197,73 TL’na yükseltmiştir.
Davalı, uygulamanın sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının cezai şart uygulamasının ve hastadan alınan fark ücreti mahsup etmesinin sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, kendilerine ait hastahanedeki yoğun bakım ünitesinde tedavi gören hastanın yakınından 16.193,73 TL fark ücretini aldığı ve bu ücretin sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle davacının istihkakından davalıca mahsup edildiğinde uyuşmazlık yoktur. Davacının bu eylemi sözleşme ile uyacağını taahhüt ettiği genelgeler ve diğer yasal mevzuata aykırı olduğu için, davalının bu fark ücreti hastaya veya yakınına ödemesi halinde ödediği bu fark ücreti davacıdan takip etmesi sözleşemeye uygundur. Bir başka anlatımla, davalı bu fark ücreti hasta veya yakınına ödemesi halinde ancak davacıdan talep etme hakkına sahiptir. Davalının bu fark ücreti hastaya veya yakınına ödememesi halinde bu kısmı davacının istihkakından mahsup etmesi davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olur. Her ne kadar davalı taraf davacıya gönderdiği 24.1.2008 tarihli yazıda fark ücretinin istihkaktan mahsup edilerek hastaya ödendiğini belirtmiş ise de, buna ilişkin herhangi bir belge dosyaya ibraz edilmiş değildir. Mahkemece, davacının alacağından mahsup edildiği ihtilafsız olan fark ücretin davalı tarafından hasta veya yakınına ödendiğini gösteren belgelerin var ise davalıdan istenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.