Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10193 E. 2011/18774 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10193
KARAR NO : 2011/18774
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Üstükaar Karakuş avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı,davalılar yapı sahipleri ile 13.2.2007 tarihli sözleşme imzaladıklarını,4. Madde gereğince 31.695.00 TL yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesi gerektiği halde,bakiye 23.310.00 TL’nin ödenmediğini ileri sürerek fazlası saklı 7.500.00 TL’nin faiziyle davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalılar … ile Özgür ve Şerife’ye velayeten … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalılara yapı denetim hizmeti verdiğini ve bakiye bedelin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalılar yargılama aşamasında ödeme iddiasında bulunarak bir adet alındı makbuzu ibraz etmiş, ancak mahkemece bu belgele için herhangi bir araştırma yapılmadan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir. Oysa ödeme
belgeleri borcu söndüren belgelerdir ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Davalıların ibraz ettiği alındı makbuzunun incelenmesinde, davalılara ait taşınmazın yapı denetim hizmet bedelinin alındığı anlaşılmaktadır. Ancak bu belge altında davacı şirketin değil dava dışı Başyapıt Ltd Şti’nin kaşesi bulunmaktadır. Davacıda bu şirket ile aynı yerde faaliyet gösterdiklerini ancak ayrı tüzel kişiliğe sahip şirketler oldukları savunmasında bulunmuştur. O halde mahkemece davacı şirket ile dava dışı şirketin aynı yerde faaliyetinin hangi aşamada bulunduğunun yani 13.2.2007 tarihli sözleşme tarihinde birlikte çalışıp çalışmadıklarının, ticaret sicil dosyası getirtilerek ortaklıklarının bulunup bulunmadığının veya davalılara ait taşınmaza hizmetlerinin birlikte verilip verilmediğinin gerekirse belediyeye verilen hakediş raporlarının da dosyaya celbi ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 114.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.