YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10284
KARAR NO : 2012/14103
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki akdin feshi-el atmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mülkiyeti Belediye’ye ait … evinin çatısındaki 15 metrekarelik alanın baz istasyonu olarak kullanmak üzere davalıya kiraya verildiğini ancak baz istasyonunun çevre sakinleri ve kalan yaşlıların sağlığını tehdit edici endişelerinin belirmesi üzerine 15.10.2008 tarihli yazı ile kaldırılmasının talep edildiğini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile tesislerin sökülerek baz istasyonunun kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, baz istasyonlarının … Kurumu tarafından onaylanan planlar çerçevesinde kurulduğunu sağlığa zararlı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalıya ait baz istasyonunun kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 26.8.2002 tarihli sözleşme ile davacı belediyeye ait bina çatısındaki 15 metrekarelik alanın radyo baz istasyonu olarak kullanılmak üzere davalıya kiralandığı, anılan yere ait … Kurumu’nun 6.2.2006 onay tarihli güvenlik sertifikasının mevcut olduğu ve davacı tarafından davalı şirkete baz istasyonunun kaldırılması için 15.10.2008 tarihli yazı gönderildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, mahkemece benimsendiği şekilde uzun sürede çevresine ve barınanlara zarar vereceği gerekçesi ile kira sözleşmesinin feshinin haklı olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosyaya ibraz edilen 10.3.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da açıklandığı gibi; baz istasyonları temel olarak, alıcı/verici antenler sayesinde elektromanyetik dalgayı (sinyali) alma ve gönderme işlemi yapan cihazlardır. Baz istasyonları; konuşma trafiğinin az olduğu kırsal alanlarda 35 km’lik bir mesafe içinde hizmet verebilen (macro) konuşma trafiğinin daha yoğun olduğu şehir içlerinde 1-2 km’lik bir mesafe içinde hizmet verebilen (mikro) ve bina içleri ve alış veriş merkezleri gibi yerlere kurulan çıkış güçleri oldukça düşük olan (piko) çeşitlerinden oluşur.
Cep telefonlarının sağlıklı çalışabilmesi için; baz istasyonlarının bal peteği benzeri şeklinde bir yapıda ve her bir peteğin içinde de en az bir baz istasyonunun kurulu bulunması gereklidir. Her baz istasyonu belirli sayıda abone konuşturabilir. Bu nedenle insanların yoğun yaşadığı yerlerde konuşma trafiğinin bir kesintiye uğramaksızın karşılanabilmesi için daha çok sayıda baz istasyonunun kurulması gerekmektedir.
Baz istasyonunun şehir dışına çıkartılması halinde, hücresel yapı oluşturulamaması nedeni ile sinyallerin abonenin cep telefonuna ulaşabilmesi için çok yüksek elektromanyetik dalgalar oluşturması gerekecektir. Aynı zamanda kullanıcı cep telefonu da baz istasyonuna sinyali yeteri seviyede ulaştırabilmek için daha fazla güç kullanacağından daha fazla insanın daha fazla elektromanyetik alana maruz kalması kaçınılmaz olacaktır.
Baz istasyonlarının insan sağlığına etkileri konusunda başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere, Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan Koruma Komisyonu (ICNIRP), Elektrik Elektronik Mühendisleri Enstitüsü (IEEE)… vb bir çok ulusal ve uluslararası kuruluş çalışmalar yapmakta ve bu çalışmaların neticesinde bir takım sınır değerler belirlenmiş bulunmaktadır.
Mevzuat gereğince baz istasyonlarının sağlığa ve çevreye zarar vermeyecek şekilde; nerede, nasıl, hangi ölçü ve limitler dâhilinde kurulacağını belirlemek ve kurallarını koymak işlemleri, … Kurumu Başkanlığının (BTK) görev ve yetkisindedir.
Baz istasyonları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 37. maddesine dayanılarak BTK tarafından bu konuyu düzenleyen yönetmelikteki yer, ölçü ve limit değerlere göre verilen güvenlik sertifikası gereğince kurulmaktadır.
BTK tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikte, Türkiye’de geçerli olacak sınır değerleri; İngiltere, Amerika, Kanada, ICNIRP ve Avrupa Birliğinin kabul ettiği değerin yaklaşık ¼’ü olarak belirlenmiştir.
Anılan bilirkişi raporunda, davaya konu baz istasyonuna ilişkin olarak ilgili kanun ve yönetmelikle belirlenen süreçlere göre, … Kurumu’ndan (eski Telekonimikasyon Kurumu ) güvenlik sertifikası alındığı ve ilgili mevzuat ve Yönetmelik hükümlerine uygun kurulduğu açıklanmıştır.
Sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler ile sözleşmeye ilişkin talep hakları sözleşmenin taraflarına aittir. Sözleşme taraflarından biri yükümlülüklerini yerine getirmediği ya da sözleşmeye aykırı davrandığında diğer tarafın sözleşmeyi fesih hakkı doğar. Somut olaya bakıldığında, davacı ve davalının sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu gözetildiğinde, davacı iddiasının sözleşme hükümleri ile bağdaşmadığı dolayısıyla bu nedene dayanarak fesih hakkının bulunmadığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince le temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 31.5.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılamıyorum .