Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10471 E. 2012/590 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10471
KARAR NO : 2012/590
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile doğrama-cam işinde 3 yıl süre ile ortak olarak çalıştıklarını, yeni şube açınca bu ortaklığı davalının idare ettiğini, ancak aldığı tahsilatları kayıtlara işlemediği vs nedeni ile ortaklığı zarar uğrattığını, bu zarara karşılık davalının 11.130 TL. Bedelli senet vermeyi kabul ettiğini, ancak toplam 3.800 TL. Bedelli senetler dışında senet vermediğini, bu senetleri ödemeyi talep edince kendisini savcılığa şikayet ettiğini ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak 1.000 TL. Maddi ve 5.000 TL. Manevi tazminatın yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, takibe konu alacak yönünden alacak davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, takip dışı talep edilen alacağın da isbat edilmediğinden, manevi tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile doğrama-cam işinde ortaklık yaptıklarını, idareci ortak olan davalının ortaklığı zarar uğrattığını ve zarara karşılık muhtelif bedelli senetler verdiğini ancak ödeme yapmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının senetlere dayalı olarak 2.800 Tl. Asıl alacak için davalı aleyhine icra takibi yaptığı ve davalının takibe itirazında 1.500 TL.dışındaki borcu kabul ettiğini açıkladığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Ancak dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının taraflar arasında adi ortaklık kurulduğunu, davalının adi ortaklıktan doğan borcu ödemediği için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminat istediği anlaşılmaktadır. Davacının iddiası icra takibi ile sınırlı değildir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu da anlaşılmaktadır. Bu durumda adi ortaklığa ilişkin tarafların tüm delilleri toplanıp yöntemine uygun olarak tasfiye hesabi çıkarılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Öte yandan davacının yaptığı icra takibinde davalı alacağın 1.500,00 TL’lik kısma itiraz etmiş olup davacının itiraza konu bu bölüm için her zaman alacak davası açılabileceğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bent gereğince temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.