Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10521 E. 2012/11006 K. 24.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10521
KARAR NO : 2012/11006
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı idare, davalı kooperatifin müracaatı üzerine dava dışı şahıslara ait … İlçesindeki 74 parsel sayılı taşınmazı kamulaştırdıklarını ve akabinde de davalı adına tescil edildiğini, davalının, taşınmazın önceki malikleri tarafından tezyidi bedel davası açılması ve kamulaştırma bedelinin arttırılmasına karar verilmesi halinde arttırılan bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, önceki malik tarafından açılan tezyidi bedel davası sonunda 2.3.2007 tarihinde 169.363,95 TL ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı yasa gereğince işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı idarenin kendi kusuruyla ödemeye sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 169.188,95 TL’nin davalıdan alaınarak davacıya ödenmesine, hükmedilen miktara 2.3.2007 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasada belirlenen faiz oranlarının uygulanmsına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı kooperatifin 10.10.1983 tarihli talebi üzerine, dava dışı şahsa ait … İlçesinde bulunan 74 parsel sayılı
2011/10521-2012/11006
taşınmazın, davacı idare tarafından (davacı idareye devredilen … Arsa Ofisi tarafından) kamulaştırılmasına karar verildiği, idare tarafından açılan dava sonunda 21.5.1987 tarihinde kamulaştırmaya dayalı olarak taşınmazın idare adına tesciline karar verildiği, davacı idarenin de bilahare taşınmazı davalıya devrettiği, daha sonra ise eski malikin açmış olduğu tezyidi bedel davası sonunda, artırılan bedel ve masrafları olmak üzere davacı idarenin toplam 169.363,95 TL’yi 2.3.2007 tarihinde eski malike ödediği anlaşılmakta olup, açıklanan bu hususlar taraflar arasında ihtilafsızdır. Mahkemece, davalının vermiş olduğu taahhütname ile, “ilerde açılacak kamulaştırma bedelinin artırılması davaları nedeniyle doğacak farkın ödenmesinin üstlendildiği” kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, sözleşme serbestisi içerisinde düzenlenen sözleşme ve taahhüdün taraflarını bağlayacağı kuşkusuzdur. Ne var ki, böyle bir sözleşmeye dayanan davacının da, kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi, zararın doğmasına veya artmasına kendi kusuru ile sebebiyet vermemesi gereklidir. Somut olayda, kesinleşen kamulaştırma bedelinin artırılmasına ilişkin ilamda, “idarenin kamulaştırma evraklarının, malike usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği” kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden de tarla vasfında iken kamulaştırılan taşınmazın, zaman içinde arsa haline dönüştüğü ve kamulaştırma bedelinin de arsa vasfı esas alınarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Davacı idare, kamulaştırma oluru 1984 yılında alınan taşınmaza ilişkin kamulaştırma evraklarını, malikine usulüne uygun şekilde tebliğ etmeyerek, taşınmaz hakkında 2005 yılında tezyidi bedel davası açılmasına sebep olmuştur. O halde olayda davacı idarenin de kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, hükmedilen bedelden, mahkemece belirlenecek davacı idarenin kusuru oranında indirim yapılması zorunludur. Mahkemece, olayda davacı idarenin de müterafik kusurlu olduğu, verilen taahhütnamenin davacı idarenin kusurunu bertaraf etmeyeceği kabul edilerek, davacının takdir ve tayin edilecek kusuru oranında bedelden indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince, temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 2.494.05 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.