Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/11353 E. 2011/20612 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11353
KARAR NO : 2011/20612
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, Sahibi olduğu … Mahallesi, … Sitesi, No: 56 … adresinde bulunan binada doğalgaz kaçağının tespit edilmesi üzerine durumun kendisinin … dışında olması nedeniyle site yöneticisi tarafından telefonla kendisine bildirildiğini, site yöneticisine gaz tesisatını bina önündeki mermer kaplamalı kısmın dışına kadar uzattıracağını, tadilat yapılıncaya kadar gaz ihtiyacı olmadığından ana borudan kesilmesini, herhangi bir müdahale ile kaplamalı kısma zarar verilmemesini bildirdiğini, bu beyandan haberdar edilmelerine rağmen arıza ekiplerinin onarım işinde ısrar ederek müdahalede bulunduğunu, tekniğe uygun olmayan şekilde müdahalede bulunulması nedeniyle bina önündeki mermer kaplamalı kısmın kırılarak tamamen tahrip olduğunu, kaplama altı demirli beton temelin önemli bir kısmının parçalanarak kaldırıldığını, davalı şirketin çok ciddi hizmet kusuru bulunduğunu beyanla 5.000 TL manevi, yapmış olduğu masraflar nedeniyle de 7.000 TL maddi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Gelen ihbar üzerine gaz kaçağının tespit edilerek acil müdahale edildiğini, mermer kaplamaların kırılmasının sebebinin altının boş olması nedeniyle oluştuğunu, açılan çukurun doldurularak düzeltildiğini, bu tür müdahalelerde bir miktar zararın oluşmasının işin doğası gereği olup, hasarlara abonenin katlanması gerektiğini, aksi düşünüldüğünde hiçbir arızaya müdahalenin mümkün olmayacağını, doğalgaz servis hattının kesilmesinin sözlü beyanla mümkün olmayıp yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, davacının noter kanalıyla gönderdiği ihtarına cevap verilerek tespit edilen arıza nedeniyle işin yapılmasının gerekli olduğu için müdahale edildiğinin bildirildiğini, ayrıca davacının talebinin fahiş olduğunu, ortaya çıkan zarardan sorumluluklarının söz konusu olmadığını, manevi tazminat talep edilmesi koşulunun da oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
2011/11353-20612
Mahkemece, Davanın kısmen kabulüne, 4.258 TL. Maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Manevi tazminata ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında abonelik hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu durumda davanın 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık abonelik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken görevsiz mahkemece davanın kısman kabulüne karar verilmesi tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre her iki tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2.bentte belirtilen nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.