YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11511
KARAR NO : 2012/13252
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … ilçesi otobüs terminalinde bulunan ve halen … turizm yazıhanesi olarak faaliyet gösteren yazıhanenin gelirinin %25’ine ortak olacağına dair davalı otobüs firması ile 11.11.2003 tarihli sözleşmeyi yaptıklarını, Ekim 2006 tarihine kadar her ay payına düşen ortaklık payının ödendiğini, ancak Ekim 2006 sonrasında ödemelerin kesildiğini, sözleşmeye uymayan tarafın karşı tarafa 75.000 dolar ödeyeceğinin kararlatırıldığını, sözleşmede dava dışı şahsında yer alması nedeniyle 75000 doların yarısını istediğini ileri sürerek dava tarihine kadar ödenmeyen 9 aylık gelir payı olan 22500 TL ile 37500 dolar karşılığı 48750 TL toplamı 71250 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı şirket, yazıhanenin kendilerine ait olmadığını, yazıhaneden sadece yolcu aldıklarını, yazıhane gelirininde kendilerince alınmadığı, davacının 2003 yılında başka bir firmada otobüsünün olduğunu, o firmayla aralarındaki rekabeti bitirmek için davacıya yazıhane sahiplerince ortaklık payı verildiğini, davacıya yapılan ödemelerinde dava dışı yazıhane sahiplerince yapıldığını, davacının yazıhanede fiilen çalışmayarak sözleşmeye aykırı davrandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının yazıhanede fiilen çalışmayarak sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2003 tarihinde faaliyette bulunan … Turizm ve … Turizm firmaları arasında bulunan rekabeti bitirmek için görüşmeler yapıldığı ve akabinde anlaşma sağlanarak … firmasının kapatılarak davalı firmanın kurulduğu, … firmasında otobüsü bulunan davacınında … ilçesinde bulunan … firmasına ait yazıhaneden kar payı alması için davacı ile davalı firma arasında 11.11.2003 tarihli sözleşmenin imzalandığı ihtilafsızdır. Davacı eldeki davada Ekim 2006 tarihinden dava tarihine kadar kendisine yazıhanenin gelirinden verilmeyen kar payı ile cezai şartın tahsilini istemektedir. Hemen belirtmek gerekirki, sözleşme davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olan şahıslarca imzalandığı için geçerlidir. Kaldı ki Ekim 2006 tarihine kadarda fiilen ve hukuken uygulanmak suretiyle taraflar tarafından da benimsenmiş bulunmaktadır. Sözleşmenin dava tarihine kadar ve halen feshedilmediği de sabit olup, sözleşme halen yürürlüktedir. Hal böyle olunca taraflar arasındaki uyuşmazlığında sözleşme hükümleri ve fiili uygulama (taraflarca benimsenen uygulama) gözetilerek çözümlenmesi gerekir.
Taraflar arasındaki 11.11.2003 tarihli sözleşmede … ilçesi otobüs terminalinde bulunan ve halen … yazıhanesi olarak faaliyet gösteren yazıhanenin işletmesinin %25’lik bölümünü davacı ve dava dışı …’ın yürüteceği, yazıhanenin gelirinin %25’inin davacı ve …’a ait olacağı anlaşmanın süresiz olup, anlaşmaya uymayanın diğer tarafa 75.000 dolar ödeyeceği kararlaştırılmış bulunmaktadır. Öncelikle belirtilmesi gereken husus, davacı fiilen ve bizzat yazıhanede çalışma yükümlülüğü bu sözleşmede yüklenmediği gibi, Ekim 2006 tarihine kadar davacı fiilen ve bizzat yazıhanede çalışmadığı halde kendisine yazıhane gelirinden pay ödendiği gözetildiğinde, davacının fiilen çalışmasının aranmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının fiilen çalışması gerektiğine dair davalı savunmasının sözleşme va dosya kapsamına uymadığının ve bu savunmayı benimseyen mahkemenin kararının isabetli bulunmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca davacının, halen ayakta bulunan sözleşme uyarınca davalıdan talepte bulunabileceğinin kabulü zorunludur. Öte yandan davacıya Ekim 2006 tarihine kadar ödemelerin kim tarafından yapıldığınında önemi bulunmamaktadır. Davacı Ekim 2006 tarihine kadar ödemeleri başkasından alsa dahi, sözleşmede tarafı olan davalıdan talepte bulunabilir.
Ne varki davacı eldeki davada kar payı ile birlikte cezai şartında birlikte tahsilini istemiş bulunmaktadır. Sözleşmedeki cezai şart, ifaya ekli cezai şart niteliğinde bulunmakta olup, sözleşmenin aynen ifası (kar payının ödenmesi) ile birlikte cezai şartın istenmesi olanaklı değildir. Bir başka anlatımla davacı, sözleşmedeki kar payı veya cezai şart seçeneklerinden sadece birisini isteyebilir. Bu itibarla, davacıdan talebinin hangi alacak kalemine ilişkin olduğu sorularak bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, davacıdan talebinin ne olduğu sorularak ve gerekirse konusunda uzman bilirkişiden (davacının talebine göre) rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.