Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/12402 E. 2011/20119 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12402
KARAR NO : 2011/20119
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-… ve davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı davalılar aleyhine ayrı ayrı açtığı asıl ve birleşen davasında, davalı idarenin muhtelif aboneliklerden dolayı borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere toplam 6.569.741,94TL alacağın faiz ve KDV’si ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı İl Özel İdaresi açılan asıl davanın husumet nedeniyle reddine, davalı … aleyhine açılan birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı kanunun 1/1.maddesinin g. bendi ile, 2560 sayılı kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı kanunun 18.maddesi ile de borçluların bu 2011/12402-20119
kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, talep edilen su bedeli ve ferilerinin 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davalının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir. Davalı … 6111 sayılı yasadan yararlanmak için başvuruda bulunduklarını ve ödeme yaptıklarını temyiz aşamasında bildirmiştir. Hal böyle olunca mahkemece, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın dava konusu olayda uygulanıp uygulanmayacağı yönünde araştırma ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının tüm, davalı … Bakanlığının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı … yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının tüm,davalı … Bakanlığının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.