YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1277
KARAR NO : 2011/8601
KARAR TARİHİ : 01.06.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,16.05.2006 tarihinde davalı Belediyeden 13 nolu bağımsız bölümü satın aldığını,diğer davalının da yüklenici olarak inşaatların yapımını üstlendiğini,dairelerin ayıplı ve kusurlu olarak teslim edildiğini ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla ayıp giderilme bedeli olan 2670,00 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar,davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece ,davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü Faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya 2011/1277-8601
tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta ise, davalı …, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan tüzel kişi olarak kabul edilemeyeceğinden, anılan yasada tanımlanan “satıcı” tanımına uymadığı gibi, olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu nedenle eldeki davaya bakma görevi de Tüketici Mahkemesinin değil, Asliye Hukuk Mahkemesinindir. O halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen kararın (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.